İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/7006 K.2016/3330

Taraflar arasında görülen davada.... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/03/2015 tarih ve 2015/14-2015/48 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen…

Esas2015/7006Karar2016/3330Tarih24 Mart 2016Okuma6 dk · 1.216 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/7006 E., 2016/3330 K.·Mahkemesi : Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mart 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.216 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada.... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/03/2015 tarih ve 2015/14-2015/48 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.03.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının 1992 senesinden beri müvekkilinin “...”... altında imal ettiği ürünleri müvekkilinden satın almak suretiyle ithal ederek, tek satıcı olarak Türkiye'de sattığını, ancak davalının başka firmaların mallarını da satmaya başlaması nedeniyle müvekkilinin de başka bir...firma ile çalışmaya karar verdiğini, ancak davalının müvekkilinden habersiz olarak ve iznini almadan müvekkilinin ticaret unvanı olan ve kendisinin de yıllardır müvekkilden ithal ederek sattığı mallar üzerinde müvekkilinin marka olarak kullandığı “..." logosunun 7,

12 ve 37. sınıflarda marka olarak kendi adına tescili için 27.02.2004 tarihinde...'ye başvurduğunu, müvekkilinin bu durumdan haberdar olmaması nedeniyle söz konusu markanın davalı adına tesciline karar verildiğini, bu nedenle müvekkilinin hak sahibi olduğu “...”... taşıyan mallarına el konulacağı endişesiyle Türkiye'ye olan mal satışlarını durdurmak zorunda kaldığını, davalının müvekkiline ait ticaret unvanını kendi adına marka olarak tescil ettirmesinde kötü niyetli olup, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu,

işbu davaya konu markanın hükümsüz kılınmasına ilişkin olarak davalıya karşı açtıkları davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini ancak bu süreçte müvekkilinin “...” logolu ürünlerini Türkiye'de satamaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 160.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, yargılama sırasında yapılan ıslah ile istenen 113.054,00 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili,.... markasının müvekkili tarafından Türkiye'ye tanıtıldığını, davacının söz konusu marka üzerinde tescilden kaynaklanan bir hakkının olmadığını, tersine markanın müvekkili tarafından tescil edilmiş olup, bu konuda verilen karar kesinleşinceye kadar müvekkilinin Marka üzerinde yasal haklarının olduğunu ve bu yasal hakların kullanılmasının davacıya tazminat hakkını vermeyeceğini, müvekkilinin davacının ürünlerini Türkiye 'de pazarlamasına ve satmasına engel olmadığını, davacının zarar iddiasının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne, 273.054,00 TL maddi tazminatın 160.000,00 TL'nin dava tarihinden 113.054,00 TL'nin ıslah tarihi olan 27/9/2012 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacının ticaret unvanında yer alan ve ticari faaliyetlerinde kullandığı ... ibaresinin davalı tarafından kendi adına kötü niyetli şekilde marka olarak tescil ettirilmesi nedeniyle davacının anılan ibareyi kullanamaması sonucu uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükmün maddi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını söylemek mümkün değildir.

Uyuşmazlık ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 58'inci maddesinde haksız rekabete maruz kalan bir kimsenin isteyebileceği şeylerden biri de maddi tazminattır. Bu isteğin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir.

Ancak, böyle bir zararın, özellikle de miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, haksız rekabetin varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için, 6762 sayılı TTK'nın 58-e maddesinde yargıca, maddi tazminat olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi vermiştir.

Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir.

Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında yargıç, TTK'nın 58-e maddesine göre tazminatı belirler, yine 818 Sayılı Borçlar Kanunun 43. maddesi gereğince de hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretinin ve şümulünün derecesini tayin eyler.

Somut olayda benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemece davalının defterleri ve davacı tarafından taraflar arasındaki 1999 ila 2003 yılları arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalar üzerinden 5 yıllık satış tutarı mahrumiyetinin 888.458,15 Euro olduğu kabul edilmiş, bu rakama %30 ithalatçı karı eklenip, bu brüt kardan takdiren %50 oranında genel gider düşülmesi sonucunda istenebilecek maddi tazminat 133.268,70 TL olarak hesaplanmıştır.

O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye dayalı ve yanılgılı değerlendirmeyi içeren yetersiz bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ayrıca; dava dilekçesiyle davalı adına tescilli markanın tescil tarihi olan 27.02.2004 tarihinden..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/133 Esas sayılı dosyası ile verilen davalının davacının..... şeklindeki ticari unvanını engellemeye yönelik girişim ve müdahalesinin tedbiren önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararının verilmiş olduğu 12.02.2008 tarihine kadar geçen 4 yıllık sürede davacının ... markalı ürünlerini Türkiye'de satmamış olmasından kaynaklanan zararın tazminin talep edildiği, dava tarihinin de 24.04.2008 olduğu anlaşıldığı halde taraflar arasındaki geçmiş ticari ilişkilerindeki 5 yıllık dönem nazara alınarak hesaplama yapılması da doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/03/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

1- Dava, haksız rekabet nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2- Somut olayda, davacı şirketin Türkiye teksatıcılığını yapan davalının, davacının yurtdışındaki ticaret unvanı, tanıtım işareti ve markası olan... ibaresini Türkiye’de davacıdan habersiz olarak kendi adına kötü niyetle marka olarak tescil ettirdiği ve aralarındaki ticari ilişki bozulduktan sonra, davacının Türkiye’de bu markalı malların ticaretini engellemek suretiyle 6762 S. TTK’nın 57.maddesi uyarınca haksız rekabette bulunduğu hususunda Daire heyetimiz arasında bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.

3- Mahkemece, davalının haksız rekabet eylemi sebebiyle sadece davalı Türk uyruklu şirketin ticari defterleri ile, davacı yabancı uyruklu şirketin dosyaya sunmuş olduğu faturaları incelenmiştir. Tazminat hesabında, taraflar arasında 1998-2003 yılları arasındaki ticari ilişkinin boyutu (888.458 €) ile bu ilişkinin devamı sırasında elde edilen kâr marjı dikkate alınarak, davalının marka tescili yoluyla davacının ticaretine engel olduğu 2004-2008 yılları arasındaki dönem yönünden hesaplama yapılmış ve zarar dava olunan miktardan daha fazla bulunmuştur. Mahkemece zarar, bilirkişi raporuna istinaden, ithal edilen mallardan ithalatçının %30 kâr elde edeceği, elde ettiği kârın %50’sinin gider olarak düşülmesi suretiyle bulunmuştur.

4- Haksız rekabet karşısında talep edilebilecek tazminat miktarı TTK m. 58/1 uyarınca kusur oranında zarar ve ziyan miktarı olarak gösterilmiş ise de, m. 58/2 de hakim tarafından “… haksız rekabet çerçevesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına dahi hükmedilebilir” denilmek suretiyle, mahrum kalınan kâr da tazminat hesap yöntemleri arasında sayılmıştır.

5- Somut olayda, davalı, davacıya ait bir markayı haksız ve kötü niyetle tescil ettirmek suretiyle, markayı üzerinde tuttuğu süre zarfında ... markalı malları, enazından, davacıyla önceki yıllardaki ticareti miktarınca kullanma hakkı elde ettiğinden, minimum bu miktardaki mallar yönünden davalının elde etmesi mümkün kâr miktarı, BK m. 43 te hakime verilen takdir hakkı kapsamında TTK m. 58/2 uyarınca talep edilebilecek tazminat olarak hesaplanabilecektir.

Nitekim yerel mahkeme de bu yöntemi tercih etmiştir. Davacı şirket yabancı olduğundan, ticari defterlerinin ibrazı ve defter incelemesine gidilemeyeceği ise tabiidir. Bu tür konularda her zaman matematiksel doğrunun bulunması mümkün olmadığından mahkemelerimize geniş takdir yetkisi tanınması doğru ve yasanın amacına uygun olacaktır.

Yerel mahkemece yapılan hesap yöntemini kanuna aykırı bulmadığımdan ve kararın onanması gerektiğini düşündüğümden, Dairemiz çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7006, K. 2016/3330, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7006
Karar No
2016/3330
Tarih
24 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/7006 K.2016/3938
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/7007 K.2016/2846
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/7007 K.2016/3268
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/7007 K.2016/6904
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/7007 K.2016/3993
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/7007 K.2016/3095

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.