KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/7674 E., 2016/1632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2016
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2014/249-2014/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...nezdinde yaptığı başvuruya yaptıkları itirazın davalı ... tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markasının ve başvurunun bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanacağını ileri sürerek, ... kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı...A.Ş vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “...” ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, başvuru kapsamındaki çekişmeli 30. sınıfta yer alan bir kısım malların, itiraza dayanak markaların kapsamında da aynı veya aynı tür olarak bulunduğu, taraf markalarında yer alan "..." ve ''...'' ibarelerinin şemsiye markası konumunda olduğu, "..." sözcüğünün dilimize de yerleşmiş olan ve kökeni İngilizce'deki "..." sözcüğünden gelen ve dilimize geçtiği gibi kek ürününün doğrudan adı olan kelimenin Türkçe söyleniş karşılığını teşkil ettiği, bu nedenle ortalama tüketicisi yönünden de bu sözcüğün özellikle çekişmeli kek ve gıda ürünleri bakımından doğrudan tanımlayıcı ayırt ediciliği olmayan bir ibare olduğu, başvuru ile davacı markaları arasında bağlantılandırma ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7674, K. 2016/1632, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama