KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/8941 E., 2016/6112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2016
- Mahkemesi
- ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2013
- Numarası
- 2010/639-2013/472
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .......... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 gün ve 2010/639-2013/472 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.04.2015 gün ve 2014/6893-2015/4615 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirket ortaklarının müvekkili şirketin eski çalışanları olduğunu, kendileri ile rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin davalı şirket ortaklarını meslekleri ile ilgili her konuda eğittiğini ve yurt dışına göndererek eğitim almalarını sağladığını, davalı şirketin müvekkili ile aynı işi yaparak haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek,
TTK'nın 58/1-b maddesi gereğince haksız rekabetin men’ini, TTK'nın 58/1-c maddesi gereğince davalı şirketin haksız rekabeti neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını ve ..... .... özel servisi olarak iştigalinin sona erdirilmesini, maddi ve manevi tazminata ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasını istemiş, birleşen davada ise, asıl davadaki gerekçelerle davalıların haksız rekabeti sonucu müvekkilinin maddi zarara uğradığını iddia ederek, şimdilik 50.000 TL maddi zararın temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile istemini artırmıştır.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karar, asıl davada davalı vekili ve birleşen davada taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez asıl ve birleşen davalarda davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/8941, K. 2016/6112, 2 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama