KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/9255 E., 2016/3167 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2014 gün ve 2013/44-2014/127 sayılı kararı bozan Daire’nin 02/02/2015 gün ve 2014/15343-2015/1137 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011/05540 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünlerin davalı tarafından "Diamant" markasıyla imal edilip satılmak suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunu, tecavüze konu üründen 60 adedinin davalının iş yerinde tespit edildiğini ileri sürerek tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespitini, men'ini, 554 sayılı KHK'nın 54/2 maddesine göre hesaplanacak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın delil tespiti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 02.02.2015 tarihli kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılması mümkün olup, davacı da işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmıştır.
Anılan maddenin 1. fıkrasında açıklandığı üzere davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
Somut olayda da davacı tarafça kendisine ait tasarımın davalı tarafından üretilip satılmak suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğu ileri sürülerek tazminat talebinde bulunulmuştur. Söz konusu tecavüz nedeniyle davacının uğradığı zararın belirlenebilmesi için öncelikle davalının söz konusu tasarıma tecavüz teşkil eden ürünleri ne miktarda ürettiğinin, hangi fiyatla sattığının ve elde ettiği karın tespiti gereklidir.
Açıklanan hususların ise davanın açıldığı tarih itibariyle tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin davacıdan beklenmesi mümkün değildir.
O halde, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olduğundan; davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle davanın kısmi dava olarak kabulü ile HMK'nın 109. maddesi uyarınca somut olayda kısmi dava açılamayacağına dair Dairemizin 02.02.2015 tarih, 2014/15343 E, 2015/1137 K. Sayılı Dairemiz ilamının 2 nolu bendinin ve bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ilişkin Dairemiz ilamının 3 nolu bendinin kaldırılarak davacı vekilinin maddi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9255, K. 2016/3167, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama