KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/9405 E., 2016/3162 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25/09/2012 gün ve 2009/415 - 2012/438 sayılı kararı onayan Daire'nin 21/10/2014 gün ve 2014/8802 - 2014/16081 sayılı kararı aleyhinde davalı Banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Bankada 2008 yılından bu yana mevduat sahibi olan müvekkilinin toplam 50.000,00 TL tutarındaki mevduatının her ay faizini aldığını, bu durumun 2009 yılının 10. ayına kadar devam ettiğini, Bankaya giden müvekkilinin kendisiyle her zaman ilgilenen Banka çalışanı davalı ...'in zimmetine para geçirdiğini öğrendiğini, yapılan incelemede müvekkiline ait paranın 09.03.2009 tarihinde çekildiğinin belirlendiğini, mevduatının müvekkiline ödenmediğini belirterek 50.000,00 TL'nin davalı Bankaya yatırılma tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davacının dava konusu 50.000,00 TL'yi 03.09.2009 tarihinde bankadan çektiğini, yapılan incelemede dekont altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Banka vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9405, K. 2016/3162, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama