KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/9474 E., 2015/10285 K.·Mahkemesi : Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Tarihi
- 03/02/2015
- Numarası
- 2013/394 ESAS
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2015 tarih ve 2013/394 esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili, borçlunun yapılan takibe itiraz etmesi sonucu Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığını, banka kayıtları ve ceza dosyasından davalının borçlu olduğunun sabit olduğunu, Alaplı İcra Müdürlüğünün 2013/395 Esas sayılı takip dosyasında borçlunun borcunu ikrar ederek tarafların 02/05/2013 tarihinde 981.000,00 TL için anlaşmaya vardıklarını, ancak dava sırasında borçlunun mallarını üçüncü kişilere devrederek kaçırmaya başladığını, dava sonucunda müvekkilinin alacağını tahsil edemeyecek hale geleceğini ileri sürerek borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosyaya delil olarak sunulan banka kayıtları ve davalının imzasını taşıdığı iddia edilen 02/05/2013 tarihli belgenin tek başına vadesi gelmiş bir borcun bulunduğunun ispatına yeterli olmadığı, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, bu talep yapılan duruşma sırasında verilen ara karar ile reddedilmiştir, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır. Temyiz edilen bir kararın, Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir.
Bundan başka, ihtiyati haciz kararının İİK'nın 260. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası'nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine, İİK'nın 260. maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9474, K. 2015/10285, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama