KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/10841 E., 2018/3654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2016 tarih ve 2015/460-2016/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... ile davalı ...'ın kardeş olduklarını, yaklaşık 30 yıldır davalı ... Otomotiv Ltd.
Şti. bünyesinde ortaklık yaptıklarını, kardeşlerin aralarındaki tüm ortaklık ilişkilerini 25/12/2011 tarihli sözleşme ve 26/12/2011 tarihli ön protokol başlıklı sözleşmelerle sonlandırdıklarını, sözleşmelerde şirket hisselerinin devrinin öngörüldüğünü, tüm mal varlığı değerlerinin paylaşıldığını, 26/12/2011 tarihli ön protokolün 4. maddesi ile 4.000.000,00 TL nakit ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, bunun nedeninin davalıların ... merkezde davacılar ile aynı alanda veya benzer iş kolunda faaliyette bulunmamalarının karşılığı (rekabet etmeme karşılığı) olduğunu, sözleşmelere göre bu karşılığın başka bir anlamının olmadığını,
davalıların birkaç aydır ... Merkezde müvekkilleri ile aynı alanda ticari faaliyet göstermeye başladıklarını, müvekkillerinin bu durumdan zarar gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taraflar arasındaki 26/12/2011 tarihli ön protokolün 4. maddesinde geçen 4.000.000,00 TL bedelin davalıların ...
Merkezde davacılar ile birebir aynı veya benzer alanda ve iş kolunda faaliyette bulunmama karşılığı ödendiğinin tespitine, davalıların ... merkezde ticari faaliyette bulunmalarının ön protokolün 4. maddesine ve sözleşmelere aykırılık teşkil ettiğinin tespitine, davalıların eylemlerinin haksız rekabet ve sözleşmenin ihlali oluşturduğunun tespitine ile men' ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin dava açmakta menfaatinin ve aktif husumet ehliyetinin olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ve ön protokol gereği noterden şirket hisse devirlerinin yapıldığını, sözleşmede geçen dava konusu 4.000.000,00 TL’nin rekabet yasağı kapsamında müvekkili ...'a verilmediğini, sözleşmedeki diğer edimler nedeniyle müvekkiline verildiğini, TTK ve TBK' nda öngörülen şekilde herhangi bir faaliyet yasağı veya rekabet yasağının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, her iki sözleşme ve noter hisse devri sözleşmelerinde davalı ... ile diğer davalı ... Otomotiv Ltd. Şti.'nin ...
Merkezinde veya başka bir yerde ticari faaliyette bulunmayacaklarına ilişkin herhangi bir sınırlama olmadığı, ticari faaliyet yasağı veya rekabet yasağı olduğuna ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmadığı, 4.000.000,00 TL’nin ...'ın sözleşmeye imza atması için öngörülmüş bir edim olduğunu, işbu ortaklığı sonlandırmaya yönelik olarak öngörülmüş olan sözleşme hükmü yazılı delil olduğundan ve yazılı delile karşı ancak yazılı delil ileri sürülebileceğinden davacılar vekilinin sözleşmede belirtilen bu paranın rekabet yasağı ile ilgili olduğuna ilişkin sözleşmede imzası bulunan tanıkların dinlenmesi ile ilgili talebinin kabul edilmediği, yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve davacılar temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılar vekilinin temyiz itirazları bakımından davanın sadece tespit davası niteliğinde olması nedeniyle nisbi vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin ve davacıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10841, K. 2018/3654, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama