KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/10882 E., 2018/1203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
....
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/03/2016 tarih ve 2015/456-2016/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ..... Şubesi'nde hesabı bulunduğunu, bu hesaba bağlı olarak dört adet kredi kullandığını ve kredi ödemelerinin bu hesaptan yapıldığını, davalı bankanın haksız yere hesabına bloke koyması nedeniyle müvekkilinin ticari hayatının sekteye uğradığını, müvekkilinin davalıya noter aracılığıyla bu hatayı düzeltmesi için ihtar gönderdiğini, ancak davalının talebi reddettiğini ileri sürerek haksız yere konan bloke nedeniyle uğranılan zarara binaen 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız bloke tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bloke işleminin ... 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/20 D.iş dosyasında verilen karar uyarınca yasaya uygun olarak yapıldığını, davalının bu işlem nedeniyle bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait banka hesabına haksız bloke konulduğu, yapılan incelemede haksız bloke işlemi nedeniyle davacının maddi zararının 101,98 TL olduğu, haksız bloke işlemi sebebiyle tarafların mali ve içtimai durumu, zararın derecesi gibi kriterler nazara alınarak 1.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 101,98 TL maddi tazminat, 1.000,00 TL manevi tazminatın 10/01/2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nin 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 21.03.2016 tarihi itibariyle 2.190,00 TL'dir.
Davacı vekili, haksız bloke işlemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda 101,98 TL maddi tazminat ile 1000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve somut olayda manevi tazminat koşulları oluşmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
....
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10882, K. 2018/1203, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama