KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/11103 E., 2018/3668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11/02/2015 gün ve 2014/855 - 2015/57 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/06/2016 gün ve 2015/15655 - 2016/6700 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı tarafından.
2010, 2011, 2012, 2013 yıllarında olağan genel kurul toplantıları yapılmadan kötü niyetli olarak 09/01/2014 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, olağanüstü genel kurul toplantısının şirket sermayesinin 200.000 TL'den 1.000.000 TL'ye çıkarılmasına yönelik yapıldığını, bu kararın tek amacının şirket uhdesinde bulunan taşınmazdaki küçük hissedarların hisselerini daha da küçülterek ellerinden almak olduğunu, sermaye artış kararının hiçbir geçerli dayanağının bulunmadığını, davacıların karara itiraz ettiğini, davalı şirketin hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek,
davalı şirketin 09/01/2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/11103, K. 2018/3668, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama