KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/11317 E., 2018/3871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/05/2016 tarih ve 2015/6-2016/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2005/46464 tescil nolu "... " markasının tanınmış nitelikte olduğunu, davalı tarafından kullanılan.... ibaresinin müvekkilinin markası ile benzer olduğunu, iltibasa mahal verdiğini, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 1.000,00 maddi, 20.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini, davalının ticaret unvanının sicilden terkinine, davalıya ait www....yapı.com şeklindeki alan adının terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin kullandığı ibarelerin görsel olarak farklı olduğunu, müvekkillerinin yeni faaliyette bulunmaları nedeniyle herhangi bir haksız kazancın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 1999 yılında faaliyete geçtiği, davalı şirketin ise 2013 yılında faaliyete geçtiği, faaliyet konularının aynı olduğu, davacının ticaret unvanında geçen "..." kelimesinin kılavuz kelime niteliğinin bulunduğu,
ortalama tüketiciyi yanılgıya düşürecek, davacı ve davalı şirket arasında ilişkilendirme ihtimali oluşturacak nitelikte olduğu gerekçesiyle davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin davacı markasına tecavüzü ve ticaret unvanının kullanımı nedeniyle haksız rekabetin tespitine, davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin iltibas oluşturduğundan ... ibaresinin terkinine, www....yapı.com alan adında bulunan davalıya ait internet sitesindeki alan adının terkinine, 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiş olduğundan, davacı vekili yararına kabul edilen 1.000.00 TL maddi tazminat miktarını aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,
davacı yararına kabul edilen maddi tazminat miktarının üzerinde bulunan 2.600.00 TL vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Ayrıca, yargılama giderleri bakımından kabul ret oranına göre 1.485.47 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde karar verilmişse de kabul ret oranı göz önüne alındığında 1.485.47 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/11317, K. 2018/3871, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama