İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/11801 K.2018/3624

Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/11/2015 tarih ve 2015/112-2015/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2016/11801Karar2018/3624Tarih16 Mayıs 2018Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/11801 E., 2018/3624 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2018
Mahkemesi
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/11/2015 tarih ve 2015/112-2015/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış... marka ve ilgili bazı şekil, logo, yazı, sözcük ve benzerlerinin TPE nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu, davalılardan ...'ın ... markası adına tescilli olan ve ticaretini yapan şahıs, ...

A.Ş'nin ise bu markanın ithalat veya imalatını yapan olmakla ... markasının ticaretini birinci elden yapan şirket, diğer davalıların da bölge ana bayileri olduğunu, bu itibarla her bir davalının dava konusu ayakkabıların haksız ticaretini yapmak suretiyle müvekkiline zarar verdiğini, müvekkilinin hakkı olan kârı elde etmesine mani olup, dünyaca tanınmış markasına ait logoyu ... markalı ayakkabılarda kullanarak tüketici nazarında markanın ve logonun prestij kaybetmesine neden olduğunu ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın 1 ve 2 numaralı davalılardan müştereken ve müteselsilen, davalı ... A.Ş'den 250 TL maddi ve 250 TL manevi, davalı .... Ltd.Şti'den 250 TL maddi, 250 TL manevi, davalı ... A.Ş'den 250 TL maddi ve 250 TL manevi, davalı ... Ticaret Pazarlama adına yetkilisinden 250 TL maddi ve 250 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının iddialarına dayanak yaptığı tespit dosyalarında ibraz edilen raporların gerçek ürünler üzerinden değil, davacının sunduğu katalog ve resimler üzerinden inceleme neticesinde sadır olup, bu raporlara itibar edilemeyeceğini, iltibasa yol açtığı öne sürülen ayakkabılara ait piyasadan temin edilen bir ürün bulunmadığını, tetkikat sırasında ibraz edilen ... markalı ayakkabıların ise üretimde ve stokta bulunmadığını, müvekkiline ait ... logo ve markalı ayakkabıların kendine özgü modeller olup, markanın dünyaca tanınmış bir marka olduğunu, çizgi,

şerit vb. unsurların spor ayakkabılarının genel konsepti olup, inhisar altına alınmasının mümkün olmadığını, modeller arasında iltibasın da bulunmadığını, ... logolu ve markalı ürünlerin bu her iki karekteri de beraber taşıyarak satışa sunulduğundan diğer tüm ürünlerden ve davacı ürünlerinden de kesin olarak ve kolaylıkla ayrıldığını, müvekkillerinden ... ve ... dışındaki diğer davalıların ... markalı spor ayakkabıları pazarlayan firmalar olduğundan onlara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tescilli form markasının çok önemsiz bir çıkıntı dışında davalı ayakkabısında ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı, davalının savunmasında bu tür şeritlerin yaygın kullanıldığını savunulmuş ise de davalının kullandığı şeridin sıradan düz bir şerit olmayıp, davacının tanınmış şekil markasının kopyaya yakın benzeri olduğu, davalının ayakkabıda ilaveten kendi ... markasını kullanmasının hatta bu markanın da tanınmış olmasının marka iltibasını önleyici etkiye sahip olmadığı,

tüketicinin ... markasında görmeye alışık olduğu formu davalının ... markalı ürününde gördüğünde davacının markasını ...'la kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu hatta şekil markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği, bunun da açık şekilde marka ihlali olduğu, davalılardan Simanto ... Şirketi üretici firma, davalı ...

A.Ş. bu ürünlerin ithal ve ihracını yapan, diğer şirketlerin ise bayi olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, 1.000 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalı ... ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen, 250 TL maddi tazminat ile 250 TL manevi tazminatın davalı ... A.Ş'den, 250 TL maddi ile 250 TL manevi tazminatın davalı .... Ltd. Şti'den, 250 TL maddi ile 250 TL manevi tazminatın davalı ...

A.Ş.'den, 250 TL maddi 250 TL manevi tazminatın davalı...'den tahsiline dair verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ilk kararla hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara 14/12/2012 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, davacının marka hakkına dayalı olarak istediği maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Mahkemece, uyulan bozma sonrasında yapılan yargılamada yukarıda özetlenen gerekçe ile kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ilk kararla hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara 14/12/2012 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.

Ancak, 6100 sayılı HMK’nin Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesi 2. fıkrasına göre “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Kanunun aradığı bu şekil, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetine sebep olabilecek, kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (HGK 2013/9-1989 E 2014/657 K sayılı ilamı)

Yerel mahkeme kararı, bozma kararı ile birlikte ortadan kalkarak hukuki geçerliliğini yitirmekte olup, bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bu nedenle bozma kararına uyulduktan sonra kurulacak yeni hüküm HMK'nin 297 maddesine uygun olarak oluşturulmalıdır.

Somut olayda, mahkemece verilen 27.12.2012 tarih 2005/487 E ve 2012/325 K sayılı karar Dairemizin 07.05.2014 tarih 2013/11280 E ve 2014/8714 K sayılı ilamı ile bozulmuş olup, işbu ilam ile taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olması, bu hususlar bakımından ancak taraflara usulü kazanılmış bir hak bahşeder ve fakat hükmün bu kısımlar bakımından kesinleşmesi sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada “kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” ve “ilk kararla hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara” şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

2-Ayrıca, davacı vekilinin 14.12.2012 tarihli ıslah dilekçesinde açıkça ıslah edilen faiz isteminin dava tarihinden itibaren başlatılması talebini içerdiği anlaşılmış olup, mahkemece hükmedilen faizin başlangıç tarihinin ıslah dilekçesi tarihi olarak belirlenmiş olması da doğru olmamıştır.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen taraflar yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/11801, K. 2018/3624, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11801
Karar No
2018/3624
Tarih
16 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/11801 K.2018/2923
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/11802 K.2018/5684
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/11802 K.2018/5002
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/11806 K.2018/5614
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/11807 K.2018/3593
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/11809 K.2018/4162

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.