KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/11826 E., 2017/6062 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2017
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 gün ve 2014/263-2015/109 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/06/2016 gün ve 2015/10943-2016/6485 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinle...dikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “...” esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının “...” ibareli 2012/06333 numaralı müvekkili markaları ile aynı sınıflarda marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine müvekkili tarafından iltibas ve tanınmışlık vakıa ve hukuki sebeplerine dayanarak itirazda bulunulduğunu, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ve müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanılarak haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir
Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, başvuru ile davacı markalarının asıl ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu, aynı markayı taşıyan mal ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı, bu nedenle davalı başvurusu ile davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerin aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, ayrıca davalı başvurusunun davacı markalarının serisi izlenimi verebileceği gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ve davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,Dairemizce karar onanmıştır.
Davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/11826, K. 2017/6062, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama