KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/12045 E., 2018/6695 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15/05/2013 gün ve 2007/60 - 2013/518 sayılı kararı onayan Daire'nin 18/02/2016 gün ve 2015/9178 - 2016/1736 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Milletlerarası Testil San.
Tic. ve Pazarlama A.Ş'nin %20 oranında hissedarı olduğunu, 22/12/1998 tarihli ve 14/09/1999 tarihli genel kurul toplantılarına müvekkili katılmadığı halde katılmış gibi gösterildiğini, davalı ...'nın talimatı üzerine şirket çalışanı olan davalı ... tarafından imzası taklit edilmek suretiyle genel kurul toplantılarında varmış gibi gösterildiğini, davalı ...'ın ise genel kurullarda hükümet komiseri olarak görev yapan kişi olduğunu, bu kişinin genel kurula katılanların kimliklerini kontrol etmeyip, imzaların sonradan tamamlatılması nedeniyle resmi görevini ihmal ettiğini,
22/12/1998 tarihli genel kurulda müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiğini, 01.05.1998 tarihli yönetim kuruluna da katılmadığı halde katılmış gibi gösterildiğini, davalılar hakkında evrakta sahtecilik suçundan ceza davası açıldığını, davalıların birlikte hareket etmek suretiyle müvekkilini zarara uğratmak kastıyla haksız fiil gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin yönetim kurulundan uzaklaştırıldığını, şirketin zarara uğratıldığını, neticesinde müvekkilinin de şahsen zarara uğratıldığını ileri sürerek,
şimdilik 25.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-2797 Sayılı Yargıtay Kanununun 39/3. maddesi hükmü gereğince Daire ve Kurulların toplantılarını engelleyen red istemlerinin dinlenemeyecek olmasına göre tüm Yargıtay 11. Hukuk Dairesi hakimlerinin reddi talebi yerinde görülmemiştir.
2-6100 Sayılı HMK'nın “zabıt katibinin yasaklılığı ve reddi” başlıklı madde hükmü uyarınca yapılan incelemeyle, isimleri de belirtilmeyen tüm Yargıtay 11. Hukuk Dairesi katipleri hakkında yapılan red isteminin reddine karar verilmiş, Dairede görevli tüm diğer
memurlar, yardımcı sınıf çalışanlar ile işçilerin reddine yönelik talebin ise bu görevliler hakkındaki ret talepleri hakkında yasal bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından reddine karar verilerek davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin incelenmesine geçilmiştir.
3-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’un 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen davalılar ... ve ... aleyhine açılan davada verilen karara yönelik karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
4-Davacı vekilinin davalı ... hakkında verilen karara yönelik karar düzeltme istemlerine gelince, adı geçen davalı hükümet komiseri olup davacı adına sahte imza atıldığı bildirilen toplantılara bu sıfatıyla katılmıştır.
Anayasanın 129/5. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Bu durumda, mahkemece, açıklanan Anayasa hükmü gözetilerek, kamu görevlisi olan davalı ... hakkında, taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esastan inceleme yapılmak suretiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Bu nedenle, Dairemizin 18/02/2016 tarihli 2015/9178 Esas 2016/1736 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, sonucu itibari ile doğru olan davalı ... hakkındaki davanın reddine dair kararın açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/12045, K. 2018/6695, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama