İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12258 K.2017/5072

Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2014/349-2015/595 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2017 günü başkaca gelen…

Esas2016/12258Karar2017/5072Tarih5 Ekim 2017Okuma5 dk · 985 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/12258 E., 2017/5072 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

985 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2014/349-2015/595 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin ...'da yerleşik ve bu ülke kanunlarına göre kurulmuş televizyon yayıncılığı sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında müvekkiline ait "... TV" isimli televizyon kanalının davalıya ait ... platformu üzerinden yayınlanması amacıyla 01.07.2008-30.06.2012 tarihlerini kapsayan 4 yıllık 'kanal taşıma sözleşmesi' imzalandığını, sözleşme ile davalının anılan kanalda yayınlanacak programları davalıya sağlamayı ve ...

TV isminin davalı tarafından kullanılmasına izin vermeyi, davalının ise yapılan programı dublajlayarak yayınlamayı ve abone sayısına göre ücret ödemeyi yüklendiğini, davalının 10.03.2010 tarihli e-posta ile ekonomik koşulları gerekçe göstererek 01.04.2010 tarihinden itibaren ...

TV'nin yayından kaldırılacağını bildirdiğini, sözleşme ve hukuka aykırı istemin kabul edilmemesi üzerine bu kez de 31.03.2010 tarihli e-posta ile, sözleşme konusu kanalın lisanssız olması nedeniyle RTÜK tarafından yapılan uyarı nedeniyle 01.04.2010 tarihinden itibaren yayına devam edilmeyeceğinin belirtildiğini ve yayına son verildiğini, davalının edimlerine aykırı davranması üzerine keşide edilen 14.06.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesi ve ödenmeyen Nisan- Mayıs ayları hizmet bedeli olan 55.000 USD' nin ödenmesi,

aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedilerek zararın tazmini için dava açılacağının ihtar edildiğini, ihtarın tebliğine rağmen davalının tutumunda bir değişiklik olmadığını, bunun üzerine 16.07.2010 tarihli ihtarla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve fesih nedeniyle sözleşme ile kararlaştırılan asgari bedelin ödenmesi gerektiği gibi ödenmeyen Nisan ve Mayıs ayı hizmetlerine ilişkin fatura bedellerinin de talep edildiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının gönderdiği iki elektronik posta yazısı arasındaki çelişkinin dahi kötü niyetini göstermeye yeterli olduğunu,

sözleşmenin kuruluşu aşamasından itibaren lisansa ilişkin hiçbir mevzuat değişikliği yapılmadığını, 21 ay süresince kanalın sorunsuz şekilde yayın yaptığını, basiretli tacir olan davalının sözleşmenin başından bu yana lisans durumunu bildiğini ve sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmesi gerektiğini ileri sürerek, ödenmemiş iki aylık fatura karşılığı 55.000 USD ile haklı nedenle fesih nedeniyle uğranılan zarar karşılığı şimdilik 100.000 USD'nin temerrüt tarihlerinden itibaren aynen veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinde kusurun davacıda olduğunu, üst kurul RTÜK'ten aldığı izinle düzenleyici ve denetleyici kurumların talimatlarına göre uydu platform işletmeciliği yapan müvekkilinin sahibi olduğu platformdan bir televizyon kanalını yayınlayabilmesi için geçerli bir uydu yayın lisansının bulunması gerektiğini, ilgili kurullarca yapılan denetimde diğer kanallarla birlikte sözleşme konusu ... TV'nin yayın lisansının istenilmesi üzerine durumun davalıya bildirildiğini, buna rağmen lisans sunulmadığını, sözleşmenin kuruluşu sırasında da müvekkilinden lisans bulunmadığı hususunun gizlenerek sözleşmeye aykırı davranıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, ...

TV'nin Türkiye içinde yayın yapabilmesi için yayın lisansı bulunmasının zorunlu olduğu, kural olarak bu tür bir iznin kanal sahibi olan davacı tarafından alınması gerektiği, bu tür bir yükümlülüğün ancak bir sözleşme hükmü ve mülkiyet sahibine ait hak üzerinde işlem yapabilme yetkisi veren bir yetki belgesi ile davalıya yüklenebileceği, davacının davalıya bu şekilde bir vekalet verildiğini ileri sürmediği, taraflar arasındaki sözleşmede yayın lisansının alınması yükümlülüğünün açık şekilde davalıya yüklenmediği, sözleşmenin 3.1. madde başlığının davacı tarafından temin edilecek servisler olduğu,

bunun yanında davalı yükümlülüklerini düzenleyen sözleşmenin 2.1. maddesinde, kanalın taşınmasının sağlanması olduğu belirtildikten sonra 2.1.1. maddesinde davalının davacı için kanal taşıyacağı, platformun alt yapısını temin edeceği, 2.1.4. maddesinde ise davacı tarafından lisanslanan kanalı taşıyamaması halinde ise önceden davacıya bildirileceğinin kabul edildiği, kanalın taşınması edimi davalıya ait olmakla birlikte burada sözü edilen taşınması gereken kanalın usulüne uygun olarak lisansı alınarak Türkiye'de yayın yapabilecek nitelikteki bir televizyon kanalı olduğu,

lisansın alınmasından sonra kanalın platforma taşınması yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, tacir olan her iki yanın lisansı bulunmadan bir televizyon kanalının Türkiye'de kurulu bir platform üzerinden yayın yapamayacağını bilmeleri gerektiği, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmede davalının bu yasal yükümlülükten kaynaklanan zararlarının tazmine yönelik açık bir yükümlülük altına girmediği,

esasen taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri böyle bir konu üzerinde anlaşmaya varsalar dahi sözleşmenin lisans alınmadan ifa edilemeyeceği açık olduğundan herkesin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre aldığını iade etmesi gerektiği, bu kapsamda sözleşmenin 21 ay sürdükten sonra sona ermesinin MK'nin 2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, davacının feshinin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davacının sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı tazminat istemlerinin reddine;

ancak taraflar arasındaki sözleşmenin davacının 16.07.2010 tarihli feshine kadar devam ettiği ve fesih tarihinden önce davalının hizmeti almadığına ilişkin bir savunma ve delili bulunmadığı, davacı yanın verilen hizmete ilişkin fatura keşide ederek hizmetin verildiğini de kanıtladığı gerekçesi ile davacının belirlenen ödenmemiş 55.000 USD'lik hizmet bedeli alacağı yönünden davanın kabulüne,

davacının 55.000 USD alacağının 14.06.2010 tarihli ihtarla verilen 7 günlük sürenin sona erme tarihi olan 24.06.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD cinsi bir yıllık mevduata ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasında akdedilen ''kanal taşıma sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı, fesih tarihine kadar geçen döneme ilişkin fatura bedelleri ile fesih sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti marifetiyle digital platformun çalışma esasları, sözleşmeye konu kanalın niteliği, ilgili mevzuat hükümleri gereği kanalın lisansa tabi bir kanal olup olmadığı, lisansa tabi ise lisanslama yükümlülüğünün taraflardan hangisine ait olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin mahiyeti ve sözleşme hükümleri çerçevesinde tarafların sorumluluklarının tespiti yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar aydınlatılmadan, tarafların dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına vaki itirazları karşılanmadan yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/12258, K. 2017/5072, 5 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/12258
Karar No
2017/5072
Tarih
5 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/12259 K.2017/12078
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/12261 K.2017/10535
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/12261 K.2017/10490
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/12264 K.2017/9006
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/12265 K.2017/8785
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/12266 K.2017/8673

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.