İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/1251 K.2017/633

Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2015 tarih ve 2014/1999-2015/1109 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı şirket vekili tarafından istenmiş olup,…

Esas2016/1251Karar2017/633Tarih7 Şubat 2017Okuma6 dk · 1.229 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/1251 E., 2017/633 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.229 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2015 tarih ve 2014/1999-2015/1109 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2017 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 21.08.2006 tarihli 10 yıl süreli franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalıya ait “komşu fırın” işletme adı ile davalının üretimini yaptığı unlu mamullerin müvekkili tarafından satışının kararlaştırıldığını, lisans bedelinin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, sözleşme gereği davalının uygun gördüğü şekilde kiralanan işyerinde tamir ve dekorasyon yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini ve davalının ürünlerini “komşu fırın” işletme adı altında satışını yaptığını,

ancak bir süre sonra davalı tarafından sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ve müvekkilinin siparişlerini reddettiğini, oysa müvekkili şirketin sözleşmenin 10 yıl olması nedeniyle işletmeye yüksek miktarda yatırım yaptığını, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zararlarının olduğunu ileri sürerek, 365.668,81 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili, taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle uğradığı zararların tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tarafların sözlü anlaşmaları üzerine sözleşmenin feshedildiğini, tek taraflı feshin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı şirketle davalı arasındaki franchising sözleşmesinin davalı tarafça 07/02/2008 tarihinde haksız olarak fesh edildiği, davacı ...'ın sözleşmenin tarafı olmadığından dava açmada aktif dava ehliyeti olmadığı, daha sonra davacı şirketin işletmeyi dava dışı kişiye devrettiği, davacının 150.536,34.-TL inşaat işlerindeki zararı ile 215.000.-TL mekanik işlerdeki zararı olduğu, bu zarardan 150.000.-TL rayiç bedel indirildiğinde, davacının zararının 215.536,24.-TL olduğu,

birleşen dava yönünden davacının ayrıca toplam 84.927,57.-TL ek zararı bulunduğu halde davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği, davacının bu diğer zararı bozmadan önceki dosya kapsamına göre hesaplanabilir likit alacak olduğu gerekçesiyle, davanın asıl davada davacı ... tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 215.536,24.-TL alacağın dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada itirazın iptaline,

takibin devamına ve alacağı likit olduğundan alacağın %40 tutarı inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl davada mahkemece verilen ilk kararda 3095 Sayılı Kanunun 2/2.maddesine göre hesaplanacak temerrüt faizine hükmedilmişken bozma ilamından sonra temerrüt faizi hakkında kurulan hüküm fıkrasında, faizin türü ve oranına ilişkin olarak bir belirleme yapılmadan, “ değişen ve değişecek olan temerrüt faiz oranları” denilmek suretiyle, denetime elverişiz ve infazda tereddüde neden olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle asıl davaya ilişkin kararın davacı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir

2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3-Asıl davada verilen ilk hükümde 206.668,81 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, bu yönden mahkeme kararı davacı tarafça temyiz edilmediği gibi, Dairemizce de bu husus bozma nedeni yapılmamakla davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

Bu durumda, mahkemece usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bozma ilamına uyulduktan sonra 215.536,24.-TL alacağın davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

4-Birleşen dava, franchise sözleşmesinin haksız feshinden doğan zararın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacının kira bedeli, işçi ücretleri, franchise katılım bedeli ve malzeme bedeli olmak üzere dört kalemden oluşan toplam 84.927,57.-TL zararı bulunduğu halde davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği, davacının bu diğer zararı bozmadan önceki dosya kapsamına göre hesaplanabilir likit alacak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki franchise sözleşmesi davalı tarafından 07/02/2008 tarihinde feshedildiği, davacının da çalışanların iş akitlerini 07.02.2008 tarihinde feshettiği anlaşılmaktadır.

Davacı , davalının sözleşmenin feshine ilişkin ilk ihtarnamesinden sonra davalı mal vermediğinden işletmenin çalıştırılamadığını ileri sürerek, davalının sözleşmenin feshine ilişkin ilk ihtarmane tarihi olan 26.12.2007 ile işçilerin iş akitlerinin feshedildiği 07.02.2008 tarihi arasında ödediği işçi ücretlerini ve kira sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar ödediği kira bedellerini talep etmiştir.

Bu itibarla mahkemece, davacıya ait işletmenin ilk ihtarnamenin gönderildiği tarihden sonra çalıştırılıp çalıştırılmadığının tespiti ile, çalıştırılmadığının tespiti halinde bu dönemde davacının ödediği işçi ücretlerinin belirlenmek suretiyle zararının tespiti gerekmektedir. Davacının ödenen

kira bedeline ilişkin talebi yönünden ise, ilk ihtarnameden sonra işletmenin fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti ile, işletmenin çalıştırılamadığının tespiti halinde ilk ihtarname tarihinden kira sözleşmesinin feshediliği tarihe kadar, işletmenin çalıştırıldığının tespiti halinde ise sözleşmenin fesih tarihi olan 07.02.2008 tarihinden kira sözleşmesinin fesih tarihine kadar davacının zararın belirlenmesi ve ayrıca hesaplama yapılırken davacı tarafından ödenmesi gereken kira bedeli üzerinden değil, fiilen ödendiği ispat edilen bedel üzerinden hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Davacının franchise katılım bedeline ilişkin olarak, taraflar arasındaki 21.08.2006 tarihli protokolde franchise alan davacının davalıya bir defaya mahsus 30.000 TL ödeyeceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından davalıya protokol gereği 05.10.2010 tarihli fatura tanzim edilerek bu bedelin ödendiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan alınan 30.06.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı tarafından protokol gereğince ödenen 30.000 TL katılım bedelinin tamamı davacı zararı olarak belirtilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu dönem için hesaplanan miktarın davacının davalıya katılım bedeli olarak yaptığı ödemeden mahsup edilmesi sonrası kalan meblağın davacı alacağı olduğu nazara alınmamıştır.

Mahkemece, bu doğrultuda inceleme yapılmak suretiyle, davacı tarafından sözleşmenin geçerli olduğu tarihler arasında sözleşme hükümleri gereğince davalıya ödenen veya ödenmesi gereken katılım bedeli tespit edilerek, bu miktarın protokol gereği verilen 30.000 TL’den mahsup edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davacının malzeme bedeli talebi yönünden ise, asıl davada alınan 13.05.2009 tarihli raporda, müteferrik malzeme için davalı tarafından düzenlenen faturalar başlığı altında bir kısım faturalar esas alınarak 18.811,17 TL'nin davacı şirketin gideri olduğu belirtilmişse de; bu faturalarda belirtilen malzemeler ve hizmetlere ilişkin ayrıntılı inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı şirketin stok defterleri incelenerek dava konusu faturaların sarf malzemesi veya hizmete ilişkin olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek, davacının stoğunda kalan malzemelerin belirlenip davacının zararının tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

5- Ayrıca birleşen davada mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması yapılacak yargılama sonucu belirleneceğinden gerek icra takibi tarihinde gerekse dava tarihinde alacak henüz likit halde bulunmadığından, mahkemece davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

6-Öte yandan birleşen davada, davacı ...'nın, franchise sözleşmesini davacı şirket adına imzalamış olması nedeniyle, sözleşmenin tarafı olmamasından dolayı haksız fesih iddiasına dayalı olarak davalıdan tazminat isteme hakkına sahip değildir.

Bu itibarla mahkemece, adı geçen davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, davacı ...'nın açmış olduğu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davacı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davaya ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davaya ilişkin kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1251, K. 2017/633, 7 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/1251
Karar No
2017/633
Tarih
7 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/1252 K.2017/1491
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/1252 K.2017/23444
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/1253 K.2017/28501
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/1253 K.2017/390
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/1255 K.2017/28628
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/1255 K.2017/758

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.