İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12572 K.2018/3815

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2016 tarih ve 2016/288-2016/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2016/12572Karar2018/3815Tarih22 Mayıs 2018Okuma4 dk · 749 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/12572 E., 2018/3815 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2018
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

749 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2016 tarih ve 2016/288-2016/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 30.08.2010 tarihli bononun lehdarı olduğunu, keşidecinin ödememesi üzerine bononun müvekkili tarafından ödendiğini ancak hamil olan davalının bono aslını müvekkiline iade etmediğini, aleyhine icra takibinde bulunduğunu takibe itiraz ettiğini ve itirazlarının kabul edilerek takibin iptal edildiğini, davalıya herhangi bir borcunun kalmadığının kesinleştiğini ileri sürerek 2.500 TL miktarındaki bononun davacıya iadesine karar verilmesini, iade edilmediği takdirde senet bedeli olan 2.500 TL'nin 21/10/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davayı açmakta hukuki yarar olmadığını, kesin hüküm itirazında bulunduğunu ve senedin keşideci aleyhine devam eden takip nedeniyle icra kasasında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, senet bedeli olan 2500 TL'nin vadesinden sonra ödendiği, senet bedelinin ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizler yönünden davalı hamilin dava konusu bono üzerindeki hakları devam ettiği, bu nedenle işbu bonoyu davacıya iade etmemesinde haklı olduğu, davacının Yargıtay bozma kararı sonrası davasını ıslah ederek ödemenin bono üzerine yazılması ve bu ödeme için makbuz verilmesini talep ettiği ancak Yargıtay bozma kararından sonra davanın ıslahına imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, bedeli ödendiği iddiasıyla kambiyo senedi (bononun) nin istirdadı istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta davacı, davadışı ...in keşide ettiği, lehdarı bulunduğu 30.08.2010 vadeli bonoyu davalıya ciro ettiğini, bono bedelinin keşideci tarafından ödenmediğinin hamil tarafından bildirilmesi üzerine bono bedeli 2.500,00 TL'yi 21.10.2010 tarihinde ...ile davalıya gönderdiğini, davalının bono bedelini tahsil etmesine rağmen bonoyu kendisine iade etmediğini iddia ederek bedeli ödenen bononun iadesi istemi ile eldeki davayı açmıştır.

Davalı vekili, faiz ve fer'ilere ilişkin alacağı bulunduğunu, bonoyu iade etmemekte haklı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın temyizi üzerine Dairenin "2015/2798-4139 sayı ve 25.03.2015 günlü kararı ile".... TBK 103/2 ve TTK 709 maddesi gereğince kısmi ödeme yapan davacının ancak ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini talep etme hakkı varken senedin iadesini isteyemeyeceği gözetilmeksizin "....bononun iadesi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı...." gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuş,

Mahkemece, bozma ilamına uyulmasından sonra davacı vekili dava dilekçesini ıslah ederek ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını istemiş,

Mahkemece, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,

Davacının temyizi üzerine, karar çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile onanmıştır.

Sayın çoğunluğun, onama gerekçesine katılamıyorum.

Davacı, senet bedelinin tamamını ödediği iddiasıyla bononun istirdadını talep etmiş ise de, yargılama sonucunda faiz ve fer'ilerinin ödenmediği sabittir.

6100 sayılı HMK 33 maddesi gereğince hakim, Türk Hukukunu re'sen uygulamakla yükümlüdür.

Bedeli tamamen ödenen senedin iadesine karar verilmesi gereken durumda, bedelin kısmen ödenmesi nedeniyle TTK 709 maddesi gereğince kısmi ödemenin borç senedi üzerine yazılmasına veya TBK 103/2 maddesi gereğince davacıya makbuz verilmesine karar verilmesi gerektiği, "Çoğun içinde az"ında bulunduğuna ilişkin genel hukuk prensibi gereğince hakimin görevidir.

Bu konuda davacının ayrıca bir ıslah talebinde bulunmasına gerek bulunmadığından davacı tarafından yapılan ıslah işlemi, gereksiz ve hukuki sonuç doğurmayan bir işlemdir.

Dairenin bozma ilamı, kısmi ödeme nedeniyle davacının TTK 709 ve TBK 103/2 maddelerinde öngörülen düzenlemelerden yararlanabileceğine ilişkin olup, bozma ilamı davanın reddi gerektiğine ilişkin bir sonuç içermemektedir.

Derdest davada çözümlenebilecek bir hususun, açılacak yeni bir davada talep edilmesi gerektiğine ilişkin sayın çoğunluk görüşü, 6100 sayılı HMK 27 maddesinde ifade edilen "hukuki dinlenilme hakkı", HMK 30 maddesinde düzenlenen "usul ekonomisi ilkesi", HMK 31 maddesinde öngörülen "hakimin davayı aydınlatma ödevi"nin ihlali teşkil ettiği gibi, T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde ifade edilen adil yargılanma hakkının da ihlali sonucunu doğurmaktadır.

Sonuç oarak, davanın kısmen kabulü ile davacının seçimlik hakkına göre TTK 709 maddesi gereğince kısmi ödemenin borç senedi üzerine yazılmak veya TBK 103/2 maddesi gereğince davacıya makbuz verilmesine karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, gereksiz ve hiçbir hukuki sonuç doğurmayan ıslah'a itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine ilişkin kararı onayan çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/12572, K. 2018/3815, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/12572
Karar No
2018/3815
Tarih
22 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/12573 K.2018/5898
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12574 K.2018/3933
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12576 K.2018/3944
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/12577 K.2018/4040
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/12579 K.2018/3766
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/12580 K.2018/3806

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.