KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/12911 E., 2018/4579 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2015 tarih ve 2013/452-2015/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcuna karşı lehdarı olduğu bonoyu cirolayıp verdiğini, vadesinde ödeme yapılmaması üzerine bononun borçlularına karşı takip yaptıklarını, ancak davalının itiraz ederek takibi iptal ettirdiğini, senedi ciroyla devreden cirantaya karşı aralarındaki temel ilişkiye dayanarak dava açabileceğini, bu haliyle bononun yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürerek 12.000 TL'nin 10.12.2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; temel ilişkinin davacı hamil ile bonoda asıl borçlu olan keşideciler arasında olduğu, bu hususun tanık beyanları, cari hesap ve faturalar karşılığı yapılan ödemelerle kanıtlandığı, davacı ile davalı ciranta arasındaki borç ilişkisinin ispatlanamadığı, davacının davalıdan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/12911, K. 2018/4579, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama