İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/13095 K.2016/9138

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2015 tarih ve 2014/183-2015/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2016/13095Karar2016/9138Tarih28 Kasım 2016Okuma5 dk · 978 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/13095 E., 2016/9138 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2016
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

978 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2015 tarih ve 2014/183-2015/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan altı adet fatura dolayısıyla toplam 32.238,50 TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini, takip konusu alacağın irsaliyeli faturalardan kaynaklandığını ve faturada yazılı alacağın ödenmediğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin davacı taraftan taşıma hizmeti alımı yaptığını, almış olduğu hizmetlerin bedelini de davacıya ödediğini, dava konusu yapılan ve açık olarak kesilen iki adet fatura bedelinin de davacı tarafa ödendiğini ancak herhangi bir makbuz verilmediğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiş ve asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin ticari defterlerinde takip konusu yapılan faturaların tamamının nakit olarak tahsil edilmiş göründüğü, davalının ticari defterlerinde ise toplam bedeli 9.417,50 TL olan iki adet faturanın satıcılar hesabına borç olarak kaydedildiği ve davalının kendi kayıtlarına göre davacı şirkete borçlu gözüktüğü, davalı ticari defterlerinde yer alan kayıtların, faturaların düzenleme şekliyle daha uyumlu olması nedeniyle davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 9.417,50 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği,

dava konusu alacağın likit nitelikte olduğu ve davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında yapılan takibin 9.417,50 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ticari defterlerin sahibi yararına delil olmasının HMK m.222'nin aradığı koşulların gerçekleşmesine bağlı olmasına, bu şartların tümü gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği ve dolayısıyla hükme dayanak teşkil etme gücünü kazanamamasına, ayrıca tarafların ticari defterlerini, yasaya uygun tutmuş olsalar bile, iki tarafın defterleri birbirine aykırı ise ticari defterlerin yine delil olamamasına,

(Gençtürk Muharrem, Ticari Defterlerin Delil Niteliği, Sayfa 112, 1997 bası). bunun yanında sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacak olmasına göre, somut olayda tarafların ticari defter kayıtları ile sonuca gitmek ve özellikle davalı defter kayıtlarının faturaların düzenleme şekline uygun olduğu belirtilerek,

davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, tek başına dört faturanın kapalı, iki faturanın açık fatura şeklinde düzenlendiği göz önüne alındığında, bu iki fatura bakımından davanın kabulüne karar verilmesinin sonucu itibarı ile doğru olması karşısında davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, icra takibine konu altı adet faturadan dört adedinin kapalı ve davalı tarafından ödendiğinin anlaşılmasına, böylece davacının bu dört kapalı faturadaki miktara yönelik yaptığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun açık olmasına rağmen mahkemece, kötüniyet tazminatına karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/11/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(M) (M)

KARŞIOY

Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptalidir. Davacı, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan altı adet faturaya dayalı alacağın ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise fatura bedellerini davacıya elden nakit ödediğini ancak davacı yanca ödeme makbuzunun gönderileceği vaat edilmesine karşın bunun yerine getirilmediğini savunarak ödeme nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Taraflar arasındaki temel ilişkinin niteliği, bu ilişkiden kaynaklanan davacı alacağının miktarı, kesilen fatura adedi vs. hususlar üzerinde çekişme bulunmadığına göre, davada ispat yükü, ödeme savunmasında bulunan davalı üzerindedir. Davalı üzerine düşen ispat yükü çerçevesinde, diğer delilleri yanında ticari defterleri de delil göstermiştir.

Bilirkişi marifetiyle incelenen davacı defterlerinde takip ve dava konusu faturaların tümünün elden nakit olarak tahsil edilmiş olduğu belirtilmekte olduğu anlaşıl-maktadır.

Davacının kendi defterinde dava konusu alacağın tahsil edilmiş olduğuna ilişkin düşülen kayıtlar, HMK'nın 219/2. maddesindeki düzenlemede nazara alındığında, aynı kanunun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde olup davacı yan, söz konusu tahsil kaydının hataen oluşturulduğuna ilişkin iddiasını ispatlayan herhangi bir delil sunmuş değildir.

Hal böyle olmakla, davalı, elden ödeme savunmasını bizzat davacıdan sadır belge ile ispatlamış olduğundan davacının kestiği faturaların dördünün ATO'nun teamül kararı çerçevesinde kapalı fatura olup olmadığı, tarafların ticari defterlerinin HMK'nın 222. maddesi anlamında birbirini teyit edip etmediği gibi hususların bu dava bakımından tartışılmasına gerek bulunmamaktadır.

Kaldı ki, kapalı olduğu belirtilen dört adet faturanın da, yukarda zikredilen ATO'nun teamül kararına uygun biçimde kapa-tılmış olduğunun kabulü de yerinde olmayıp, mahkemelerin ve bu arada Yargıtay'ın, ticari nitelikteki teamülleri, söz konusu teamülden farklı veya eksik hallerde de uygulanabilir bulma gibi bir hak ve yetkileri olmaması nedeniyle, mezkur teamül kararında zikredildiği biçimde kaşe ve "bedeli ödenmiştir" kaydı içermeyen mücerret imzanın, söz konusu dört adet faturanın kapalı olarak düzenlendiğini de göstermeyeceği ayrıca belirtilmelidir.

Dairemizin davalı yan vekilinin temyiz itirazlarının reddine ilişkin (1) nolu bentteki düşüncesi, HMK'nın 222. maddesinin, kural olarak, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddia veya savunmasını bizzat "kendine ait" ticari defterler ile ispat etme haline münhasır bir hususa ilişmekte olup davalının savunmasını ispat için kendi defterine dayanmamış olması nedeniyle, kanımızca, somut olayın özelliklerine uygun düşmemektedir. Tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının tümüyle bozulması görüşünde olduğumuzdan, Daire çoğunluğunun aksi yöndeki düşüncesine katılamıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/13095, K. 2016/9138, 28 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M) (M)
  4. Karşıoy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/13095
Karar No
2016/9138
Tarih
28 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/13095 K.2016/9688
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/13095 K.2016/13556
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/13096 K.2016/13619
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/13097 K.2016/13100
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/13098 K.2016/8753
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/13098 K.2016/9896

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.