KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/1692 E., 2017/3408 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2017
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/11/2014 gün ve 2014/12 - 2014/216 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/10/2015 gün ve 2015/3517 - 2015/10296 kararı aleyhinde birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, "...+şekil" ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, "..." markası ile üretim yapan ... Co. Ltd.'nin Türkiye distribütörü olan davalının piyasaya "..." adı altında saat sürdüğünü ileri sürerek tecavüz teşkil eden bu fillerin durdurulmasını, tecavüz teşkil eden emteaların toplatılmasını, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili; müvekkilinin 1999 yılında bayan kol saatleri için seçtiği "..." markası üzerinde 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi anlamında eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, markayı müvekkilinin ihdas ve istimal ettiğini, 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 7/1-ı maddeleri uyarınca kazanılmış haklarının olduğunu, davalının 2001 yılından itibaren var olan kullanıma sessiz kaldığını, markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa sebep verdiğini, davalının markasını saat emtiası için kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen dosyada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden verilen önceki hüküm kesinleştiğinden, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Birleşen davada davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1692, K. 2017/3408, 6 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama