KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/211 E., 2016/8872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2016
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma
.
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2015 tarih ve 2014/969-2015/673 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen .../.../2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi .... .....un 2005 yılında vefaatı üzerine davalı şirkette %....75 oranında paya sahip olduklarını, müvekkillerinin murisleri zamanında şirketin inşaat faaliyetlerine devam etmekte iken ölümünden sonra şirketin faaliyetlerinin son bulduğunu, mal varlığında hiçbir değişiklik olmadığını, şirketin kira geliri toplamak dışında bir faaliyeti bulunmadığını, ...-......
Mahallesi'nde bulunan 207 adet dükkanın kirasının da rayice uygun olup olmadığının müvekkillerince bilinmediğini, .....Mahallesi'nde bulunan ... adet villanın uzun yıllardır metruk halde çürümeye terk edildiğini, yönetim kurulunun yaptığı tek işin kira geliri toplamak olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin yüksek ücretler aldıklarını, şirket defterlerini usulüne uygun tutmadıklarını, müvekkillerinin gıyabında aleyhlerine kararlar alındığını, ortakların biraraya gelip karar alamadıklarını, şirketin mali durumu konusunda müvekkillerine bilgi verilmediğini, ortaklık amacının gerçekleşme olanağı kalmadığını,
şirketin devamının azınlıkta kalan müvekkilleri bakımından bir yararı bulunmadığını, TTK'nın 531. maddesi hükmüne göre haklı nedenlerin gerçekleştiğini ileri sürerek, haklı nedenle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin faaliyetlerine devam ettiğini, 2008 yılında..... .....si mükellefleri arasında vergi rekortmenleri listesine girdiğini, ekonomik krize rağmen kar dağıtmayı her yıl sürdürdüğünü, davacıların da kar payı aldığını, yeni yatırım yapmak için kaynakların müsait olmadığını, sermayenin de yükseltilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin yüksek ücretler almadığını, davacılara genel kurul toplantılarında bilgi verildiğini, genel kurul toplantılarının usulüne uygun yapıldığını, ....'nın sanayi bölgesi haline gelmesi ve deprem kuşağında yer alması nedeniyle vilların satışının olumsuz etkilendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. .
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiği, yeni inşaat işi yapmadığı ancak kiraya verdiği gayrimenkullerinden kira geliri elde ederek faaliyette bulunduğu, dava tarihi olan 2013 Ocak ayından önceki yıl davalı şirketin ....432.438,52 TL gelir elde ettiği, giderler düşüldükten sonra şirketin brüt karlılığının %77 olduğu, genel kurul toplantılarının yapıldığı, organlarının mevcut olduğu ve defter kayıtlarının tutulduğu, şirketin faaliyetinin olmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı,
çoğunluk hissesini ve yönetim kurulu üyeliğini elinde bulunduran ortakların kötü niyetli tutum ve davranışlarda bulunduğu ve ortaklık anlayışının ortadan kalktığının tespit edilemediği, yönetim kurulu üyelerinin ne kadar maaş alacağının genel kurulun takdirinde olduğu, davalı şirketin her yönetim kurulu üyesi için aylık ....000,00 TL maaş miktarının şirketin elde ettiği gelir hacmi nazara alındığında fahiş olarak değerlendirilemeyeceği, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için gerekli yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/211, K. 2016/8872, 17 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama