İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/2170 K.2017/2780

Taraflar arasında görülen davadverilen 01.06.2015 tarih ve 2014/910-2015/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...…

Esas2016/2170Karar2017/2780Tarih10 Mayıs 2017Okuma5 dk · 942 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/2170 E., 2017/2780 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mayıs 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

942 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davadverilen 01.06.2015 tarih ve 2014/910-2015/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirket ile davalılararasında, 09.03.2007 tarihinde bir “acentelik sözleşmesi" tesis edildiğini, sözleşmeye göre davacının, davalının sözleşme yapmaya, poliçe düzenlemeye, prim tahsiline ve bu hususlarda, gerekli tüm işlemleri yapmaya, süre sınırlandırması yapılmaksızın, tam yetkili kılınmış acentesi olduğunu, akdettiği mukaveleler doğrultusunda, her türlü ihbar, ihtar ve protesto gibi hakkı koruyan beyan ve belgeleri işleme koymaya, aynı zamanda bu sözleşmelerden doğabilecek ihtilaflara istinaden kendisi veya acentesi olduğu davalı namına, ilgili davaları açmaya yetkili kılındığını,

davacının söz konusu acentelik sözleşmesi ve kurumsal misyonu gereğince faaliyetlerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, davalıların.

Mayıs 2009 tarihinde acentelik yetkisinin kaldırıldığının önce şifahen bildirdiğini, bu aşamadan, sözleşmenin feshinin bildirildiği tarihe kadar davacı şirketin acentelik faaliyetlerinde bulunmasının da ekran kapatma yoluyla engellendiğini, davacının hiçbir kusuru olmaksızın acentelik sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davacının uğradığı zararlara ilişkin olarak,

her iki davalıdan ayrı ayrı alınmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL, şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL "denkleştirme (portföv) tazminatının” ticari reeskont faizi ile birlikte fesih tarihinden itibaren davalılardan ayrı ayrı tahsili, fesih ihbar sürelerine uyulmaksızın ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiklerinden dolayı uğranılan zarar için.'den şimdilik 10.000.00 TL, şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere 20,000,00 TL maddi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte fesih tarihinden itibaren davalılardan ayrı ayrı tahsiline, haksız fesih ile sarsılan ticari itibar için şimdilik 25.000.00 TL,

şimdilik 25,000,00 TL olmak üzere 50,000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte fesih tarihinden itibaren her iki davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

-/-

Davalılar vekili, taraflar arasında TTK 102. ve devamı maddeleri gereğince akdedilmiş bir acentelik sözleşmesinin bulunduğunu, davacı acentenin sağlayıcı olan müvekkili ile arasında akdedilen ve sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme (acentelik sözleşmesi) uyarınca belli bölge içinde daimi surette ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerin 3. şahıslar arasında kurulmasında aracılık ettiğini ve bu sözleşmeleri müvekkili adına yaptığını, bu nedenle davacı ile davalı şirketlerin aralarında bu ilişkinin yürütülmesi için 09.03.2007 tarihli imzaladıklarını, sözleşmenin devamı sırasında davacının,

davalı şirketlerin sözleşme gereğince yerine getirilmesi gereken hususlara aykırı davranış ve edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile gerek sözlü, gerekse yazılı uyarılara uymaması sonucunda Beyoğlu 5. Noterliği'nin 27.08.2009 tarih yevmiye nolu ihtarnamesi ile acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve vekaletten azledildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı ile davalılar arasında 09/03/2007 tarihinde acentelik sözleşmesi tesis edildiği, davacı tarafın davalıların acenteliğini 27/08/2009 tarihindeki fesih bildirim süresine kadar sürdürdüğü, davacının faaliyetleri sırasında davalının onayını almadan aynı zamanda başka firmaların acenteliğini yaptığı hususunda da taraflar arasında itilaf bulunmadığı bu haliyle çözülmesi gereken hukuki sorunun davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususuna ilişkin,

olduğu davalı tarafın davacının tahsil ettiği primleri ödemesi gereken tarihlerde ödemediğini bu nedenle fesih bildirimin haklı nedene dayandığını iddia ettiği, bilirkişi raporuyla yapılan incelemede davalı tarafın bu iddiasının somut bir belgeye dayanmadığı, aynı zamanda davalı tarafın sözleşmenin feshedilmesinde davacı firmanın başka bir firmanın acenteliğini yapması hususunu haklı sebebe gerekçe gösterdiği,

ancak davalı tarafın sözleşmeyi yaptığı sırada ve fesih ihbar süresine kadar davacının bu eylemine herhangi bir itirazda bulunmadığı bu haliyle aracılık faaliyetini zımni olarak kabul ettiği, fesih ihbarnamesinde de fesih gerekçesi olarak başka bir firmanın acenteliğinin üstlenilmesi hususunun gösterilmediği bu haliyle davalı tarafın acentelik sözleşmesine haksız olarak feshettiği yönünde mahkemece kesin kanaat hasıl olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından ihbar süresine uyulmadan feshedilmesinin haksız olduğu,

davacının müspet ve menfi zararının tazmin edilmesinin gerektiği portföy zararının maddi zarar kapsamında değerlendirilebileceği, bu zararın son 2 yılda elde edilen kazancın yıllık ortalamasının tavan olarak hesaplanması gerektiği, bu haliyle bilirkişi raporundaki hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın portföy tazminat talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 64.428 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

her ne kadar davacı taraf sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle şirketin ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de bu hususu kanıtlanamadığından bu konudaki talebinin reddine, davacı tarafın fesih ihbar sürelerine uyulmaksızın sözleşmenin feshedilmesinden dolayı ayrıca maddi zararının bulunduğu ispat edilemediğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı ...vekili temyiz etmiştir. Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshine dayalı denkleştirme (portföy) tazminatı istemine ilişkindir.

102/son da saklı tutulan düzenlemeler arasında sigorta acenteleri ile ilgili olarak 6102 sayılı Sigortacılık Kanunu yer alırözel kanun-genel kanun ilişkisi dikkate alındığında, acenteye ilişkin hükümler sigorta acenteleri hakkında öncelikle uygulanacaktır. 23/son hükmü, "Türk Ticaret Kanunu'nun acentelere ilişkin hükümleri sigorta acenteleri hakkında da uygulanır" şeklindedir (ayni yönde TTK m. 120/3).

Kısaca, sigorta acenteleri bakımından öncelikle uygulanacak kanun Sigortacılık Kanunu'dur. Bu durum karşısında, genel olarak Türk Ticaret Kanunu m. 122 uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır.

Ancak Sigortacılık Kanunu'nda acentenin ücret kaybına uğraması koşulu yer almamaktadır. Sigortacılık Kanunu'nda denleştirme için aranan

kıstaslar, müvekkilinin menfaati ve hakkaniyetttir. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyetE uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır

Bu durumda, yukarıda belirlenen denkleştirme (portföy) tazminatı talep koşulları ile ispat kuralları gözönüne alınarak, somut olay değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş'ye iadesine, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2170, K. 2017/2780, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2170
Karar No
2017/2780
Tarih
10 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/2170 K.2017/1928
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/2172 K.2017/1871
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/2173 K.2017/4740
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/2174 K.2017/6421
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/2175 K.2017/4424
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/2176 K.2017/4123

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.