KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/219 E., 2017/3766 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2017
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 gün ve 2013/452-2014/273 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/10/2015 gün ve 2015/8904-2015/10362 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisi bulunduğunu, cari hesabın eksi bakiye verdiğini, müvekkilinin davalıya fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini, davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında süregelen bir ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davacı şirket muhasebe kayıtları uyarınca davalının verdiği nakliye hizmeti karşılığı kestiği faturalar ile davalıya yapılan ödemeler nazara alınarak kayıtlarda bulunan cari hesaba göre fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla davalı aleyhine icra takibinde bulunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasındaki ihtilafsız dönemin bulunması, davalı tarafından kesilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi, ihtilaflı faturaların tespiti sonrasında davacı tarafından yapılan ödemelerin banka kayıtları, davalının isticvabı ile davalı kayıtları nazara alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, dosyaya ibraz edilen belgeler de gözetilerek davacı tarafından davalıya avans ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa miktarının belirlenmesi, yine 6100 sayılı HMK'nın 220 vd maddeleri gözetilerek taraf defterlerinin delil niteliği de tartışılmak suretiyle davacının fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir.
Bu bakımdan mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 13/10/2015 tarihli 2015/8904 Esas 2015/10362 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/219, K. 2017/3766, 15 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama