İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/2200 K.2017/4078

Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2015 tarih ve 2014/1054-2015/280 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.02.2017 günü hazır bulunan…

Esas2016/2200Karar2017/4078Tarih4 Temmuz 2017Okuma8 dk · 1.527 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/2200 E., 2017/4078 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.527 kelime·8 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2015 tarih ve 2014/1054-2015/280 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.02.2017 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ile Av. ..., davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, ... Elektrik Su Dağıtım A.Ş.'nin ... Holding A.Ş., ... Taahhüt A.Ş., ... Enerji Turizm Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ... isimli hakiki ve hükmi şahıslarla kurulduğunu, ... A.Ş.'nin bilahare ... A.Ş olarak isim değiştirdiğini, müvekkili şirketin ... A.Ş.'de %29,5 hissesinin bulunduğunu, aile şirketi olan müvekkil şirkette ...'un hem kurucu, hem de hakim pay sahibi, aynı zamanda müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, aynı dönemde ...

A.Ş.'nin de yönetim kurulu üyeliğini yürüttüğünü, ...'un yasa dışı delillere dayınalarak yapılan bir operasyonla 23.09.2008 tarihinde gözaltına alındığını ve bilahare tutuklandığını, tüm malvarlığı üzerine ... Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nce 26.09.2008 tarih ve 2008/778 D.İş sayılı karar ile ihtiyati tedbir konulduğunu, tüm malvarlığı içinde bir daire ile ...

Taahhüt A.Ş.'deki hisseleri olmak üzere iki kalem üzerine tedbir uygulanmadığını, sonrasında 12.03.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yaklaşık 5,5 yıllık bu süre zarfında işinin başından ve şirketleri ile mal varlığının fiilen idaresinden uzak tutulduğunu, ...'un tutuklu olduğu zaman dilimi içerisinde 01.05.2009 tarihinde müvekkili şirket ile ... Danışmanlığı A.Ş arasında "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin konusunun ... A.Ş.'nin elinde bulundurduğu ...

A.Ş. hisselerine yerli veya yabancı bir finansal ve/veya stratejik yatırımcı/yatırımcı grubun yapacağı yatırımlar yönünden danışmanlık hizmeti vermek olduğunu, 06.04.2010 tarihinde ... A.Ş İcra Kurulu'nun yaptığı toplantıda müvekkili şirketin ... A.Ş.'deki hisselerine ilişkin olarak "..."den ...

Firması aracılığı ile imzasız bir teklif iletildiğini, teklifte yatırım değerinin 40.000.000 ABD Doları olduğunun belirtildiğini, bu teklifin gayri ciddi olduğu kanaatine varıldığının ifade edildiğini, 19.04.2010 tarihinde ... A.Ş. İcra Kurulu, ... A.Ş. vasıtasıyla ... A.Ş.'nin sahip olduğu ... A.Ş.'nin hisselerinin satışı konusunda ... ve ... şirketlerine teklifte bulunulması kararı alındığını, teklifin ana hatlarıyla ...

A.Ş.'nin toplam değerinin 65 Milyon ABD Doları olduğu, ... A.Ş. yönünden çeşitli sebeplere dayanan 10 milyon ABD Doları tutarında mali risklerin bulunduğu, bu bedelin 18 ay süre ile ihtiyat fonunda tutulması, 18 aylık sürenin sonunda risklerin gerçekleşmesine bağlı olarak kısmen veya tamamen ... A.Ş.'ye ödenmesi şeklinde olduğunu, ... Elektrik Su Dağıtım A.Ş. hisselerinin Satım ve Satın Alımı Taahhüdü Sözleşmesi ile 04.05.2010 tarihinde müvekkili şirket ile ... Şirketi'nin ...

A.Ş.'ye ... A.Ş.'deki hisselerinin tamamını 25.591.500 ABD Doları karşılığında satıldığını, bu şekilde müvekkili şirketin ... A.Ş.'deki hissesinin 16.062.750 ABD Doları karşılığında ... A.Ş.'ye satıldığını, sonrasında hisselerin devri için gerekli işlemlerin gerçekleştirildiğini, hisse devrine ilişkin sözleşmenin muhtelif nedenlerle muallel olduğunu, ...'un aile fertleri ve yakın çalışma arkadaşlarından oluşan ...

A.Ş. imza yetkilileri ve icra kurulu üyelerine çeşitli psikolojik ve manevi baskılar yapılarak iradeleri ifsad edilmek sureti ile devir ve satışın baskı ve korkutma yoluyla gerçekleştirildiğini, ...Holding A.Ş.'nin %26,6 nispetindeki hissesinin 75 milyon ABD Doları bedelle yaklaşık 5 kat bir rakamla ... A.Ş.'ye satıldığını, bu durumun kötü niyetin ve aracı firmanın yetkilerini kötüye kullandığının açık delili olduğunu, ... Şirketi yetkilisi ...'nin aynı zamanda ...

Şirketi'nin de danışmanlığını yaptığını, böylece menfaat çatışması bulunan hukuki ilişki içerisinde hak ve yetkilerini kötüye kullanarak hiselerin mümkün olduğunca düşük bir fiyatla pazarlanmasına sebep olduğunu, ...'un her nasıl ise yalnızca ... A.Ş.'ye ait bir apartman dairesi ile ...

A.Ş.'deki hisseleri üzerine tedbir konulmadığını, bu durumun hisselerin yok pahasına satışının gerçekleşmesine yönelik planlarla ilgili olabileceğinin aşikar olduğunu, ...'a yönelik operasyon ve tutuklamanın belli bir sermaye kesiminin istekleri ve baskıları sonucunda gerçekleştirildiğinin de basına yansıyan haberlere vuzuha kavuştuğunu, satış sözleşmesinde edimler arasında açık oransızlık bulunduğunu, bu durumunda TMK 2. maddesine aykırı bulunduğunu, davalı taraf ve onun temsilcileri ile ...

A.Ş.'nin hileli ve hataya yol açan davranışlarla müvekkili şirketi yanılttıklarını, yapılan hata ve hilenin akit tarihinde müvekkili şirket ve temsilcileri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, duruma bilahare muttali olduklarını, özellikle 3. kişinin hilesi nedeniyle esaslı yanılmanın olduğunu, bedelin düşüklüğünün sözleşmenin ahlaka aykırı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, hisse devrine ilişkin sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ve iptalini, kâr paylarının işlemiş ve işleyecek faizi ile tahsiline, davanın açıldığının EPDK'ya bildirilmesine,

sözleşmenin iptali talebinin kabul edilmemesi halinde uğranılan zararın tazminat olarak tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu hisselerin dava dışı şirkete devir edildiği gerekçesiyle husumet itirazında bulunduktan sonra, dava dilekçesinde belirtilen hususların ticari ahlakı ve hukuki güvenliği hiçe saydığını, gerçekleri çarpıttığını, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, hisse devir bedelinin, işlemin yapıldığı tarihte mevcut şartlar dikkate alındığında son derece makul olduğunu, aşırı yararlanmanın söz konusu olmadığını, şirket hisselerine ilişkin düzenlenen raporların 2008 yılının son aylarında başlayan küresel mali krizden önce düzenlendiğini, ...

A.Ş.'den de aynı hisse birim fiyatı ile hisselerin alındığını, anılan şirketce herhangi bir itiraz gelmediğini, açılan davanın mesnetsiz ve zorlama bir dava olduğunu, müvekkili şirketin ...

Holding A.Ş.'nin %26,6 oranındaki payı için değil, %50 oranındaki payı için 75 Milyon USD ödeme yaptığını, davacı tarafın olayları çarpıttığını, ayrıca satış tarihleri arasında iki yıldan fazla bir süre bulunduğunu, psikolojik baskı ve korkutma iddilarının tamamen gerçek dışı olduğunu, ...'un tutuklanmasına neden olan olayların ve soruşturmanın müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ceza yargılamasında ...'un kişisel mallarına tedbir konulabileceğini, ...

A.Ş.'nin malvarlığına tedbir konulmasının teknik olarak mümkün olamayacağını, müvekkili şirkete yönelik karanlık güçlerle ilişkisinin bulunduğu iddialarının gerçek dışı bulunduğunu, hata ve hile iddialarının da tamamen mesnetsiz olduğunu dava konusu hisse devir işleminde ...

Finans Yatırım Danışmanlığı A.Ş.-...'nin iki tarafın birden danışmanlığını yürütmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının açıkça kötüniyetli hareket ettiğini, ...'un tutukluluk halinin davacı şirket tarafından irade sakatlığı nedenlerine dayanak gösterilemeyceğini, davacının tacir statüsünde ticari şirket olarak gabin/aşırı yararlanma iddiasında bulunma hakkına sabih olmadığını, sözleşmeyi akdetmeden önce araştırma yapmak yükümlülüğü altında olduğnu, devir sözleşmesi imzalanırken ... tutuklu olsa da şirketin yasal organları ve yönetim kurulunun görevinin başında olduğunu,

tutukluluk halinin hata ve hileye uğrama sebebi olarak gösterilemeyceğini, şirket açısından müzayaka hali ve iradeyi ifsad edecek bir baskı ve korku hali yarattığının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusu hisselerinin davadan önce 2011 yılında davalı şirket tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye devredildiği, davacının davadan önceki süreçte hisselerin kime ait olduğunu araştırması ve halen sahibi olan kişiye dava açması gerektiği, davacının HMK 124. maddesinin uygulanmasını istemesinin kabul edilebilir bir sebebe dayanmadığı, kaldı ki HMK 124. maddesi ile taraf eklenmesinin de mümkün olmadığı, davacının hisselerin iadesine dair isteminin muhatabı davalı şirket olmadığından buna ilişkin talebinin husumet yokluğundan reddine; davacının irade fesadına ilişkin iddialarının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediği, ayrıca hile ve ikraha ilişkin koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2) Dava, davacı şirketin dava dışı şirketteki hissesinin değerinin çok altında bir bedel ile ve ikrah altında dava dışı bir başka şirkete devredildiği iddiasına dayalı hisse devrine ilişkin sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali, kâr paylarının işlemiş ve işleyecek faizi ile tahsili, sözleşmenin iptali talebinin kabul edilmemesi halinde uğranılan zararın tazminat olarak tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Yasa koyucu, borç doğuran akitlerin kapsamını belirlemede sözleşme serbestisi ilkesini benimsemekle birlikte, bunun sınırlarını emredici kurallara, ahlaka (adaba) ya da kamu düzenine veya kişisel haklara aykırı bulunmama olarak belirlemiştir. Aynı zamanda, TBK'nın 27 (BK 20). Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceği, ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamının kesin olarak hükümsüz olacağı belirtilmiştir.

Gerçekten, hükümsüz olup, geçerli hale getirilemeyen işlemler batıl olup; resen nazara alınır. Yenilik doğurucu bir dava biçiminde butlan davası açmak zorunlu değildir. Butlanı dermeyan eden kişi davacının o konuda bir hakkının mevcut olduğunu kabul etmiyor demektir. Butlan niteliği itibariyle mutlak sonuç doğurur. Keza butlan, akdin bir bölümüne ilişkin de olabilir.

Emredici hukuk kuralları, uyulması zorunlu kurallardır. Yasaya aykırılık durumu, özellikle cezayı gerektiriyorsa, borçlu tarafından taahhüt edilen hareket tarzı batıl olur. Ahlak ve adaba aykırılıkta amaçlanan sosyal ve ekonomik ahlaktır. Hatta ahlak ve adaba aykırı sonuç doğuran ya da kolaylaştıran borçlandırıcı akitler de batıl sayılmalıdır.

Ayrıca kişisel veya ekonomik hürriyeti kabul edilmez derecede ya da olağanüstü bir biçimde sınırlayan sözleşmeler ahlak ve adaba aykırı düşer. Sözleşmeye bağlanan sınırlamalar, borçlunun kişilik ve bekası için zorunlu olan koşulları olağanüstü şekilde tehlikeye düşürmemeli, onun için katlanılamaz ve çökertici bir düzeye gelmemelidir. Yoksa kişi ekonomik özgürlüğünü yitirir ve alacaklının mutlak iradesine tabi duruma gelir.

Onun için yasa birçok özel hükümle borçlunun tahammül edilemeyecek borçlarını tenzil ve refedilmesine izin vermiştir.

Somut olayda, davacı şirket hisselerinin davalı tarafından gerçek değerinin oldukça altında bir bedelle satın alındığını, taraf edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunduğunu ileri sürmüş olup, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğu, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi bu durumda ise hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman dava açılabileceği gözetilmek suretiyle, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2200, K. 2017/4078, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2200
Karar No
2017/4078
Tarih
4 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2203 K.2017/5263
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2209 K.2017/4002
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/2211 K.2017/5657
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/2212 K.2017/5928
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/2222 K.2017/3493
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2222 K.2017/5255

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.