KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/2286 E., 2017/4350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2017
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 15/10/2014 gün ve 2014/129-2014/292 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.11.2015 gün ve 2015/4450 - 2015/11336 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29.05.2012 tarihinde ibareli 26. ve 35. sınıfta marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/49106 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından ayırt edici olmaması ve vasıf bildirici olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a ve c bendi hükümleri uyarınca kısmen reddedildiğini, ret kararının kaldırılması istemiyle yapılan itirazın nihai olarak kararıyla reddedildiğini, başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu ve marka olabilme vasfının olduğunu, uzun zamandan beri kullanıldığından ayırt edicilik kazanan işaretin tescil başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava konusu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2286, K. 2017/4350, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama