İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/2732 K.2017/1504

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/345-2015/324 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.03.2017 günü…

Esas2016/2732Karar2017/1504Tarih14 Mart 2017Okuma4 dk · 779 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/2732 E., 2017/1504 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

779 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/345-2015/324 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.03.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının "..." ibareli markayı tescil ettirmek için marka tescil müracaatında bulunduğunu, müvekkili şirketin itiraz ettiğini, davalının yem emtiasında tescilinin iptal edildiğini, iptal talebine karşı davalı tarafından açılan davanın reddine karar verildiğini, davalının "..." ibareli markayı kullanmaya başladığını, davacının "..." unsurlu markasına benzer olduğunu, müvekkilinin "..." unsurlu markaların hayvan yemi tüketicileri nezdinde tanınan ve tercih edilen marka olduğunu, davalının kullandığı marka ile davacının markasının karıştırılabilecek kadar benzer olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu,

haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının markasının tanınmış marka olduğunu, davalının davaya konu markaları taşıyan ürünleri satışı nedeniyle davacının satışlarında düşme olduğunu, kalitesiz ürünlerle davacının imajının zedelendiğini belirterek, müvekkili firmanın 31. sınıfa giren emtialarda tescilli markalı kod numaralı "..." ibareli markalara davalının vaki tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, davaya konu olan markaların benzerlerini taşıyan ve davalılar tarafından dağıtılan taklit ürünlerin toplatılmasına,

davacının markalarına vaki tecavüz nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, "..." kelimesinin tek başına kullanılmadığından karıştırılma durumunun olamayacağını, "..." kelimesinin tek başına bir anlam ifade etmediğini, firma ismi ile birlikte kullanıldığını, davalı şirketin 1998 yılından beri "..." ibaresini kullandığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin dayanağının bulunmadığını, ayrıca fahiş olduğunu, farazi bir zarardan bahsettiğini, bu iddiasını destekler hiç bir somut delilinin bulunmadığını, davacının satışlarındaki düşüşün davalı şirketten kaynaklandığına ilişkin dosyada delil bulunmadığını, davacının tüzel kişilik olduğunu ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı şirketin 1998 yılından bu yana ve davacıdan daha önce "..." ibaresini marka olarak kullandığının faturalar ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğu, önceye dayalı hak sahibi markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile tescilli marka sahibi, bu işaretin önceden beri marka veya sair bir tanıma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirketin 1998 yılından bu yana ve davacıdan daha önce "..." ibaresini marka olarak kullandığının faturalar ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğu, tescilli marka sahibinin, önceye dayalı hak sahibi olan davalıyı markayı önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Gerçek hak sahipliği ilkesinden hareketle, bir markaya konu işaretin tescilden önce ilk defa ihdas eden ve kullanan kişiler bu kullanıma dayalı olarak, markanın başkalarınca tescil ettirilmek istenmesine itiraz edebilecekleri gibi tescilden sonra da hükümsüzlük davası açabilirler.

Dairemizin (23.02.2009 T, 2007/12960-2009/1970) sayılı kararında da belirtildiği üzere, gerçek hak sahipleri, önceye dayalı haklarını tescile itiraz ve hükümsüzlük davası açmak yerine, kendilerine karşı markanın tescilinden sonra açılan tecavüz iddialarına karşı da bu haklarını def'i olarak ileri sürebilirler.

Ancak gerçek hak sahipliği ilkesine dayanılarak tescile itiraz için marka başvurusu anında markanın itiraz eden tarafından nizasız bir kullanımının olması gerektiği gibi, tecavüz davalarında da önceye dayalı kullanım hakkının ileri sürülebilmesi için, söz konusu kullanıma marka tescilinden sonra da devam edilmesi, markanın ciddi surette kullanılması ve kullanıma da ara verilmemesi gerekir.

Kullanıma uzun süre ara verildikten sonra, tescilli markayı sahibinden izin almaksızın tekrar kullanmaya başlayan kişinin "önceye dayalı hak" savunmasında bulunması MK 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecektir.

Somut olayda davacı şirket, dava konusu ... ibaresini ilk defa 2000 yılında marka olarak tescil ettirmiş, davalı ise, uyuşmazlık konusu ibareyi 1998 yılından itibaren markasal olarak kullandığını savunmuş olup, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, davalı tarafın markayı kullandığına dair delil olarak sunmuş olduğu 1998 ve 2000 yıllarına ait faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu markaya ilişkin ilk kullanımın davalıya ait olduğu anlaşılmakla birlikte, davalı 2000 yılından dava tarihinden kısa süre öncesine ilişkin tecavüz konusu eylemine kadar markayı kullandığına dair bir delil ibraz etmemiş ve kullanımı ispatlayamamıştır.

Bu nedenle davalının markayı kullanmayı uzun süre terk etmesi ve daha sonra davadan kısa süre önceki kullanıma dayalı olarak öncelik hakkını ileri sürmesi MK 2. maddeye aykırı olmakla, mahkemece, davalının eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2732, K. 2017/1504, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2732
Karar No
2017/1504
Tarih
14 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/2733 K.2017/1231
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/2733 K.2017/3408
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/2734 K.2017/1232
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/2736 K.2017/1135
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/2737 K.2017/1286
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/2739 K.2017/3409

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.