KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/3030 E., 2017/6272 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2017
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/09/2014 gün ve 2013/48-2014/350 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/11/2015 gün ve 2015/4355-2015/11380 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya verilen nakliye hizmeti karşılığı tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl alacağın miktarı yönünde bir ihtilaf olmadığını, davacının müvekkiline takipten önce ihtarname göndermediğinden müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğini, takipte talep edilen temerrüt faizinin haksız olduğunu, icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulü ile faiz hesaplanması gerektiğini, faturanın tebliğinin sadece borcu muaccel hale getirdiğini, 6098 sayılı TBK'nin 117. maddesi gereğince temerrüt için ihtarın şart olduğunu, 38.327,61 TL'lik asıl alacağın 1.981,75 TL'lik kısmı ile asıl alacağa işletilen faiz oranının ve miktarının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/3030, K. 2017/6272, 16 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama