KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/357 E., 2017/3138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2017
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı verilen 07/09/2015 gün ve 2014/1256-2015/344 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL'dir.
Dava dilekçesinde, 3.056,18 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsili istenilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.522,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin ve diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece mümeyyiz davalı tahsiline karar verilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar davacı vekili tarafından da mümeyyiz davalı aleyhine temyiz edilmişse de, davacının vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin de temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/357, K. 2017/3138, 29 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama