KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/3769 E., 2017/2501 K.·Mahkemesi : ... ... 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2013/1-2015/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/04/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. Güldeniz Doğan Alkan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının “...mg Film Tablet” ve “... mg Film Tablet” isimli ilaçlar için Sağlık Bakanlığı'ndan 13.06.2005 tarihinde satış izni alarak söz konusu ilaçları 20.06.2005 tarihinde satışa sunduğunu, davalının Sağlık Bakanlığı'ndan onay aldığı “...” isimli ilacı nedeniyle davacı adına tescilli bulunan “...” markalı ilaçları için Sağlık Bakanlığı'ndan izin alamadığını, böylece markasını kullanamadığını, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ve önlenmesi talebiyle ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2008/21 esas 2009/130 karar sayılı davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük davasının da reddedildiğini ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nın 66/2-c maddesi gereğince şimdilik 300.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş.
24/10/2014 tarihli dilekçesiyle 905.476,80 TL maddi tazminat ve 698,960 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.604,436,80 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının markasından habersiz olarak Sağlık Bakanlığı'na başvuru yaptığını ve “RELAXOL” isimli ürünü için ruhsat aldığını, davacının markasının ekonomik bir değere sahip olmadığını, bu nedenle tazminat talebinin haksız bulunduğunu, markayı ilaçlar üzerinde ilk kullanan kişinin müvekkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 754.504,00 TL maddi tazminat ile dava tarihine kadar olan 580.800,00 TL avans faizinin asıl alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın 20/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dilekçesiyle, 300.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş. 24/10/2014 tarihli dilekçeyle ise 905.476,80 TL maddi tazminat ve 698,960 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.604.436,80 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece ise davanın kısmen kabulüne, 754.504,00 TL maddi tazminat ile dava tarihine kadar olan 580.800,00 TL avans faizinin asıl alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın 20/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Böylece davada maddi tazminat olarak toplam 1.604.436,80 TL istenmiş, mahkemece 1.335.304,00 TL'sinin kabulüne, 269.132,80 TL'sinin reddine karar verilmiş olup, maddi tazminat talebi yönünden davacı yararına davada kabul edilen 1.335.304,00 TL üzerinden, davalı yararına ise reddedilen 269.132,80 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi tazminat yönünden hükümde yazılı vekalet ücretlerinin takdiri doğru olmamıştır.
Mahkemece 754.504,00 TL maddi tazminatın, dava tarihine kadar olan 580.800,00 TL avans faizinin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olup, hükmedilen toplam 1.385.304,00 TL üzerinden ilam harcının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde eksik harca hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir.
Yine, 905.476,80 TL maddi tazminat ve 698,960 TL işlemiş faiz, 200.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.804.436,80 TL talep edilmiş, toplam 1.385.304,00 TL'ye hükmedilmiş olup taraflarca yapılan yargılama giderlerinden tarafların sorumluluğu davadaki kabul ve ret oranı nazara alınarak belirlenmeliyken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmayıp kararın anılan ilam harcı, maddi tazminata ilişkin hükmedilen vekalet ücretleri ile yargılama giderleri yönünden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/3769, K. 2017/2501, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama