İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/3957 K.2017/2488

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/10/2015 tarih ve 2013/438-2015/779 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.04.2017…

Esas2016/3957Karar2017/2488Tarih27 Nisan 2017Okuma4 dk · 854 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/3957 E., 2017/2488 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

854 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/10/2015 tarih ve 2013/438-2015/779 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.04.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, "..." adı altında tecrit maddesi üreten davalının, bu ürünün müvekkilleri tarafından "..." adı altında taklit edilip piyasaya sürüldüğünü iddia ederek, ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuru üzerine 22/11/2000 tarihinde, 205 teneke 15 kg.'lık ürüne el konulduğunu, gerçek kişi davacılar hakkında ceza davası açıldığını, oysa taraflarca üretilen tecrit maddesinin asfalt emülsüyonu olup, "..." kelimesinden üretildiğini ve herkesçe kullanıldığını, bu kelimelerin ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, nitekim bu nedenle yapılan ceza yargılaması sonunda verilen beraat kararının onanıp kesinleştiğini, el konulan ürünlerin iade edilinceye kadar geçen 50 aylık zaman içinde bozulup kullanılamaz hale geldiğini ve bu sürede davacıların kazanç kaybına uğradıklarını ileri sürerek,

40.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 21/11/2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 02/06/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 78.342 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacıların defter ve belgeleri üzerinde yapılan hesaplama sonucu tespit edilen 19.547,28 TL zarardan davalıların haksız eylemlerinden dolayı sorumlu oldukları, davalıların davacıların iş çevresine gönderdiği yazı ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacıların ticari itibarlarının ve kişilik haklarının zedelendiği gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 19.547,28TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte; davacılar ... ve ... in manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 5.000,00TL manevi tazminatın 21/11/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve TTK 63. madde hükmü gereğince davalının davaya konu haksız rekabet eyleminin suç oluşturmasına ve bu eylem yönünden ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.

Davacılar vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının iki nedenle müvekkillerini zarara uğrattığı ileri sürülmüştür.

Bunlardan ilki, davalının kendisine ait tescilli “...” markası ile davacıların tescilsiz olarak kullandığı “...” markasının, “...” etken maddesinden türetilen ibareler olduğunu, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında cins ve vasıf bildirdiğinden, kendi markasının tecrit maddesi üretimine ilişkin ticaret alanında korunamayacağını bildiği halde, adli makamlara davacı gerçek kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup, davacıların mallarına el konulmasına ve bozulmasına neden olduğu iddiasına ilişkindir.

Dava dilekçesinde belirtilen ikinci neden ise davalının 28.11.2000 tarihli ve “Sayın Baylar” ibaresiyle başlayan yazıyı, davacıların da iş yaptığı müşteri çevresine göndererek, davacıların ürettiği malları kötülemesidir.

Gerçekten de anılan yazıda davalı, kendi firmalarınca 65 yıldır üretilen “...” ve “...” isimli ürünlerin bazı firmalarca “ucuz” ürünlerle taklit edildiğini, bazı firmaların daha da ileri giderek ürünlerini, davalının markasına çok benzeyen “...” veya “...” gibi isimlerle satmaya başladığını, ekteki toplatma zabıtlarının da bunun son örneği olduğunu, zor duruma düşülmemesi için “taklit” ürünlerin satılmaması gerektiğini bildirmiş, bu yazıya davalı ... Ltd.

Şti’ne ait “...” isimli ürünü ile ilgili toplatma tutanağını da eklemiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları da mal satmak için gittikleri müşterilerin, davacı şirket aleyhine “mallarınız kötüymüş, sahtekarlık yapmışsınız” dediklerini bildirmiştir.

Dairemizin 2011/6640 Esas 2013/8807 Karar sayılı bozma ilamında, davalının ilk eylemi yönünden davalının tescilli markasının bulunduğu ve bu markanın hükümsüz kılınmadığı sürece korunması gerektiği, dolayısıyla davalının tescilli markasının korunması amacıyla yasal yollara başvurması eylemi, anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kaldığından, bu eylemin haksız olduğunun söylenemeyeceği, kaldı ki davacıların ürettiği malların toplatılmasına neden olan kararı da davalının değil, yargı makamlarının verdiği belirtilerek mahkemece davalının anılan eyleminin haksız olduğu kabul edilerek,

bu eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat hesabı yapılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir.

Davalının ikinci eylemi yönünden ise, davalının anılan yazıyı, davacı şirketin iş yaptığı çevrelere göndermesinin, davacı şirket aleyhine TTK’nın 56 vd. maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinin açık olduğu, dolayısıyla mahkemenin davacı şirket yönünden davalının bu yazısı nedeniyle haksız rekabetin gerçekleştiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı vurgulanmıştır.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, haksız rekabet eyleminin sadece davacı şirket aleyhine gerçekleştirildiği kabul edilerek diğer davacı gerçek kişiler yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, anılan şahıslar yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faizin türüne ve başlangıç tarihine, davalı vekilinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, (3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faizin türüne ve başlangıç tarihine, davalı vekilinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/3957, K. 2017/2488, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3957
Karar No
2017/2488
Tarih
27 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/3958 K.2017/6374
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/3959 K.2017/6375
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/3960 K.2017/6376
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/3961 K.2017/6377
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/3962 K.2017/6378
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/3962 K.2017/12762

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.