KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/4064 E., 2017/5979 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2017
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/11/2015 tarih ve 2015/241-2015/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava,
6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin 29. ve 30. sınıflarda tescilli 2001/... sayılı "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, müvekkili şirketin, Marka Tescil Belgesi'nde açıkça "..." emtiası yazmadığı için "..." ibaresinin 30.sınıfta "..." emtiası için kendisi adına tescilini sağlamak üzere yaptığı başvuruya davalı ...’ın "..." ve "... şekil" markalarına dayalı olarak itiraz ettiğini, davalı TPE tarafından müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin eskiye dayalı kullanma ve ayırt edicilik niteliği kazandırmadan doğan müktesep hakkı bulunduğunu,
2001/... tescil nolu "..." markasını lokum da dahil olmak üzere birçok üründe tescil tarihinden çok önce kullanmaya başladığını ileri sürerek, TPE YİDK'nın 23.01.2012 tarih ve 2012-M-183 sayılı kararının iptalini ve anılan marka başvurusunun kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili müvekkili markası ile başvuruya konu markanın karıştırılma ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu, davacı tarafın marka tescili yaptırdığı dönemde yürürlükte olan emtia listelerinde açıkça lokumların yer aldığını, davacı başvurusunun iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının önceki tarihli ve aynı ibaresi taşıyan markalarında “...” emtiası bulunmadığı, redde dayanak alınan benzer davalı markasının “...” emtiası için tescilli olduğu, bu nedenle markanın oluşturduğu işaretin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibasa yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4064, K. 2017/5979, 1 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama