KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/4184 E., 2017/6317 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2012/437-2015/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili; müvekkiline ait bidon tasarımlarının davalı tarafından taklit edilerek düşük maliyet ve düşük kalite ile piyasaya sunulduğunu, iki ürünün yan yana konulması halinde ortalama tüketicilerin ürünleri rahatlıkla karıştıracağını, bu durumun TTK’nın 56. maddesine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, aynı zamanda 5846 sayılı FSEK hükümlerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin ve 5846 sayılı FSEK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin ve tecavüzün durdurulmasına,
önlenmesine ve men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili; davacının ürettiği bidonları 2011/05507 sayı ile 05/09/2011 tarihinde tescil ettirdiğini, tescil ettirilen tasarımın "... tipi bidonlar" olarak bilinmekte olduğunu ve bu ürünlerin dünyada ve ülkemizde uzun yıllardan beri üretilip pazara sunulmakta olduğunu, bu nedenle davacı adına üretilen ürünün yeni olmadığını ve ayırt edilicilik özelliğinin bulunmadığını ileri sürerek anılan 2011/05507 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden; taraflara ait ürünlerin birbirleri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer oldukları, ancak hangi tarafa ait ürünün daha önce piyasaya sunulduğu bilgisine ulaşılmadığı, davaya konu ürünün FSEK kapsamında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı ve 5846 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulamayacağı, davaya konu 2001/05507 tescil numaralı endüstriyel tasarım tescil belgeli ürünün tescilden önce kamuya arz edilmiş olduğu, davaya konu ürün kamuya intikal ettiği için davacının bu defa TTK haksız rekabet kurallarından
yararlanarak hak iddia edemeyeceği, birleşen dava yönünden ise davacı adına kayıtlı tasarımın başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik vasfını taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen davanın kabulü ile 2011/05507 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4184, K. 2017/6317, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama