KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/4460 E., 2017/3061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 12/01/2016 tarih ve 2013/203-2016/12 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23/05/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili ile davalılardan ... ve vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından serbest bölge ulaşım yolu güzergahında bulunan, davalılardan ...'in sahibi bulunduğu taşınmazın serbest bölgeye ulaşımda sıkıntı yaşanmaması amacıyla müvekkili şirketin yönetim kurulu tarafından söz konusu taşınmazın bir kısmının müvekkili şirket lehine satılması ve bir kısmının da uzun vadeli kiralanması yönünde 24.11.2008 tarihinde karar alındığını, davalılardan ... ve vekili ... ile müvekkili şirketin genel müdürü ve yönetim kurulu başkanı olan ... ve ... tarafından 14.10.2008 tarihinde sözleşme imzalandığını,
davalı ...'in söz konusu taşınmaz ile ilgili olarak ...'u 13.10.2008 tarihinde vekil tayin ettiğini, sözleşme gereği vekil ...'a 80.000 USD ödemenin 10.10.2008 tarihinde yapıldığını, sonra taşınmazda hak sahibi olan dava dışı şirket vekili ... ile de sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmelerin geçersiz ve yapılan ödemelerin dayanaksız olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek davacı şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek 50.000 USD'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, ...'ın davacının eski yönetim kurulu başkanı, ...'ın da davacı şirketin eski genel müdürü olduğunu, yapılan işlemlerde müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili, davacı şirket ile yapılan sözleşmeleri vekil olarak imzaladıklarını, sorumluluklarının bulunmadığını, davacının zararının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yapılan işlemlerde davacının menfaatinin olduğu, işlemler sebebi ile davacının oluşan bir zararının bulunmadığı, dava konusu işlemlerde eski yönetici davalıların kusurlarının bulunmaması sebebi ile sorumluluklarından söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4460, K. 2017/3061, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama