KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/537 E., 2017/1056 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2017
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2014 gün ve 2011/258-2014/83 sayılı kararı onayan Daire’nin 26/05/2015 gün ve 2014/10569-2015/7116 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 04/09/2009 tarihinde davalı banka ile Türev Ürünler Çerçevesi Sözleşmesi imzaladığını, davacının bu tarihten itibaren Sözleşme kapsamında, yatırım amaçlı olarak "Vadeli Döviz alım satım Sözleşmesi" işlemleri yaptığını, davalı bankanın, 19/01/2010 tarihli "Vadeli Döviz alım satım Sözleşmesi" alım işlemini davacının rızası olmadan gerçekleştirdiğini, davalı banka bu işleminde, adet fiyatı 1,4365 USD'den toplam değeri 8.978.125 USD olan 50 adet kontrat, adet fiyatı 1,4391 USD'den toplam değeri 8.994.375 USD olan 50 adet kontrat,
adet fiyatı 4,4339 USD'den toplam değeri 8.961.875 USD olan 50 adet kontrat ve son olarak adet fiyatı 1,4310 USD'den toplam değeri 8.943.750 USD olan 50 adet kontrat alımı yaptığını, bu kontratların vadeleri sonucunda, davacının kontratın başlangıç ve bitim tarihlerindeki fark olan 808,000 USD tutarında zarar ettiğinin anlaşıldığını, davacının, rızası dışında yapılan işlem nedeniyle zarara uğradığını, 19/01/2010 tarihinde davalı bankanın ilgili şube müdür yardımcılarından Sevda Uğurlu'nun kendisini aramasından sonra haberdar olduğunu,
daha sonra bankada görev yapan yetkililerle görüştüğünü ve zararın karşılanacağının kendisine taahhüt edildiğini, ancak sonradan her hangi bir gelişme meydana gelmediğini, bunun üzerine 06/04/2010 tarihinde davalı bankaya ihtarname çekilerek, kendi hatalarından kaynaklanan işlemler sonucunda oluşan zararın tazmin edilmesinin talep edildiğini, davalı banka tarafından 19/04/2010 tarihinde verilen cevapta her hangi bir sorumluluklarının olmadığı ve taleplerinin yerine getirilmeyeceği bildirildiğini ileri sürerek, şimdilik 808,000 USD zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/537, K. 2017/1056, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama