KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/5700 E., 2017/7194 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2017
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/520-2016/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin bira sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, dava konusu 2013/64545 başvuru sayılı "... ..." markasının yurtdışında tescilli olarak kullandığını, markanın ... anlamına geldiğini, ancak davalının "... ..." ibareli markasını mesnet göstererek marka başvurusuna yaptığı itirazların kabul edildiği, TPE YİDK'na yaptıkları itirazın da reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptali ile başvurunun tescili talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davacının başvuru konusu markası ile müvekkilinin markasını ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının "... ...+şekil" başvuru markası ile davalının "... ..." tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, markalardaki asli unsurun ... ibaresi olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davacının başvuru konusu markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, satın alırken yanılgıya düşebileceği, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/5700, K. 2017/7194, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama