KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/5751 E., 2017/7032 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2017
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 gün ve 2012/332-2014/505 sayılı kararı bozan Daire’nin 13/01/2016 gün ve 2015/9979-2016/220 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kaybettiği kimliğinin dava dışı kimliği meçhul şahısça kullanılarak, adına banka ile kredi kartı sözleşmesi yapıldığını, bankanın bu konuda özen göstermediğini, kullanılan kredi kartı borcu sebebiyle davacı hakkında takip başlatıldığını, davacının iş yerinde ve ailesiyle olan ilişkilerinde bu olay sebebiyle sorunlar yaşadığını ileri sürerek; 20.000,00 manevi, 20.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen hususların müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını, icra hukuk mahkemesine yapılan itiraz üzerine davalının davacı hakkında işlem yapmadığını, kötüniyetin söz konusu olmadığını, takibe konu alacağın başka bir şirkete temlik edildiğini, bu suretle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının hiçbir zararının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/5751, K. 2017/7032, 7 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama