KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/5959 E., 2017/1049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2017
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 14/07/2015 tarih ve 2014/5-2015/368 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette hissedar olan davalılardan ...'ın tüm, ...'ın ise %1'lik hissesi dışında kalan tüm hisselerini dava dışı devrettiklerini, bu kişiler ile davalılar arasında akdedilen şirket devir sözleşmesine göre şirketin devir tarihinden önceki alacak ve borçlarının devredenlere, devir tarihinden sonraki borçlarının ise devralanlara ait olacağının kararlaştırıldığını, şirket devralınmadan önce dönemleri arasında fazla ödeme yapıldığından bahisle 86.607,75 TL yersiz ödemenin faiziyle birlikte toplam 106.955,82 TL olarak müvekkili şirketin hak edişinden kesildiğini ileri sürerek, bu tutarın kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın halen şirket hissedarı olduğunu, tüzel kişiliği haiz olan şirketin gerçek kişiliği haiz hissedarına husumet yöneltme hakkının bulunmadığını, devir sözleşmesinde devredenlerin hangi borçlardan sorumlu olacağının belirtildiğini, dava konusu borcun tahakkuk tarihinin devir tarihinden sonra olduğunu, davacı şirketin dava konusu borca karşı itiraz etmediğini, idarenin işleminin haksız olduğunu, müvekkillerinin faizden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, hisse devir işleminden önceki döneme ait olan davacı şirketin dava dışı idareye iade etmek zorunda kaldığı 86.607,75 TL ana paranın davalılardan müştereken ve müteselsilen istenebileceği, davacının istihkakından kesilen faizden 20.348,07 TL ise davalıların sorumlu tutulamayacağı, işlemin ticari iş olmadığı, iç ilişkiden kaynakladığı dikkate alınarak ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren yasal faiz oranı %9 üzerinden faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 86.607,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu miktara 15/11/2013 tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
.../...
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devir sözleşmesi uyarınca, davalı devredenler tarafından ödenmesi üstlenilen borçların davacı şirketçe ödendiği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen 01.08.2012 tarihli şirket hisse devir sözleşmesinin 5. maddesinde ''Şirketin devir tarihi itibariyle borçları, vergi borçları, çek ve senet borçları devredene ait olacak, şirketin devredildiği tarihten sonraki doğacak tüm borçlarının tamamı devralanlara ait olacaktır'' hükmü yer almaktadır. Davaya konu borç isetarafından davacı şirkete yapılan yersiz ödeme kaynaklı olup, bu borcun sözleşmenin 5. maddesinde sınırlı şekilde sayılan SGK, vergi, çek ve senet borçlarından olmadığı açıktır. Bu itibarla mahkemece sözleşmenin 5. maddesinde sayılmayan bir borçtan dolayı davalıların sorumlu olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/5959, K. 2017/1049, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama