İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/6032 K.2017/6011

Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2014/486-2015/716 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31.10.2017 günü hazır bulunan…

Esas2016/6032Karar2017/6011Tarih2 Kasım 2017Okuma7 dk · 1.419 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/6032 E., 2017/6011 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.419 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2014/486-2015/716 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31.10.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, ...'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2. 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan soruml...un dönemsel olarak paylaştırıldığını, müvekkili şirketin dava dışı ... ...

Müdürlüğüne yaptığı enerji nakli sebebiyle davalı tarafça 2004, 2005 ve 2006 yılları için tahsil edilen iletim bedellerinin yanlış hesaplanarak ... ...'den fazladan tahsilat yapıldığını, bunun üzerine dava dışı şirket tarafından müvekkili aleyhine açılan dava sonucu fazla tahsilatın müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek, ...

A.Ş'ye ödenen 2.759.757,91 TL'nin 10/12/2012 tarihli ödeme tarihinden itibaren, 04/01/2010 tarihinde ödenen 30.188,25 TL bakiye karar harcı, 19/02/2010 tarihinde ödenen 11.518,85 TL temyiz harcı ve temyiz posta masrafı, 07/12/2012 tarihinde ödenen 38.709,05 TL onama harcı ve 06/12/2012 tarihinde ödenen 127,20 TL karar düzeltme harç ve masraflarının ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ... avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ... Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin ilamına dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü nezdinde 2012/12974 sayılı icra dosyası ile başlatılan takipte 10/12/2012 tarihinde 2.759.757,91 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı tarafından ayrıca ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına 19/02/2010 tarihinde 11.384,95 TL temyiz karar harcı ve 73,90 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 11.458,85 TL ve 60,00 TL posta masrafıyla birlikte toplam 11.518,85 TL, 06/12/2012 tarihinde 43,90 TL karar düzeltme harcı, 80,00 TL karar

düzeltme posta masrafı, 3,30 TL vekalet harcı olmak üzere 127,20 TL, 07/12/2012 tarihinde 38.709,05 TL onama harcı ödendiği, 31/08/2010 tarihli hisse satış sözleşmesi, ... ... A.Ş'nin %100 oranındaki hissesinin ... .... ve ... A.Ş'ne satışına satışına ilişkin olup, sözleşmenin imzalandığı tarihte davacı ...Ş. ve ... .... ve ... A.Ş. ayrı tüzel kişiliklerdir. Davacı şirketin %100 hissesini satın alan dava dışı ... .... ve ...

A.Ş. ile yapılmış olan hisse satış sözleşmesinde yer alan kabul, taahhüt ve garantilere ilişkin hükümlerin davacı şirkete karşı ileri sürülmesinin yerinde olmadığı, 24/07/2006 tarihli işletme devir sözleşmesinden önce doğan ve davacı tarafça ödenen bedelin, mahkeme kararı ile hükmedilen tazminat miktarı, vekalet ücreti ve yargılama giderinden oluşan kısmından işletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümleri de nazara alınarak davalının sorumlu olduğu, 24/07/2006 tarihli ... önceye ilişkin olduğu, hisse satış sözleşmesinin 9.4 maddesinin atfıyla ...

7.4 maddesi uyarınca ...'a rücu edilebileceği anlaşılmıştır. Bu aşamada rücu edilebilecek miktarın hesaplanması gerekmekte olup ... 7.2 maddesi uyarınca davacıya ortaya çıkan hukuki itilafları derhal davalıya bildirme ve ... adına gerekli tedbirleri alma ve işlemleri yapma yükümlülüğünün yüklendiği, rücu edilebilecek alacağın kapsamı belirlenirken ... 7.2 maddesinin gözetilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta ...

Asliye 1. Ticaret Mahkemesindeki yargılamada davalı ...'a ihbarın yapılmadığı, bu nedenle davacının ödediği tutarların tamamının rücu edilemeyeceği, karar tarihindeki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere rücu edilebileceği, buna yönelik miktarlarında bilirkişi raporunda hesaplandığı, ancak raporda temyiz ve karar düzeltme harç ve masraflarına ilişkin 52.355,10 TL olarak hesaplanan miktarın iç açılımına konu 11.518,85 + 127,20 + 38.709,05 TL toplamının 50.355,10 TL olduğu halde sehven 52.355,10 TL baz alınarak kalemlerin toplaması yapıldığı,

doğrusu olan 50.355,10 TL nazara alınarak toplandığında 843.328,00 + 1.232.720,42 + 38.264,68 + 45.539,71 + 3.373,66 + 50.355,10 = 2.213.581,57 TL olmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, 2.213.581,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 2.163.226,47 TL'sine 10/12/2012 tarihinden, 11.518,85 TL'sine 19/02/2010 tarihinden, 127,20 TL'sine 06/12/2012 tarihinden, 38.709,05 TL'sine 07/12/2012 tarihinden avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak tarafın, davayı üçüncü kişiye ihbar etmemiş olması, üçüncü kişiye karşı olan rücu hakkının düşmesini gerektirmez.

Yalnız, kendisine karşı rücu davası açılan üçüncü kişi (davalı), davacının birinci davayı iyi takip etmediği için(yani kusuru nedeniyle) kaybettiğini ispat ederek, kendisine karşı açılan rücu davasının kısmen veya tamamen reddini sağlayabilir. Yani, davayı ihbar etmemiş olan taraf, her türlü kusurundan sorumludur. Davayı ihbar etmeyen tarafın kusuru nedeniyle davayı kaybettiğini ispat yükü (..), üçüncü kişiye düşer. (... Hukuk Muhakemeleri Usulü, Prof.

Dr. ..., 2001, s.3541-3542) Somut olayda, davalı tarafça davayı ihbar etmeyen davacının kusuru ileri sürülüp ispatlanmamasına ve rücuya konu davanın taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4. maddesi kapsamında kalmasına ve anılan sözleşmenin 7.2 maddesinin uygulama yeri bulunmamasına göre, davanın ihbar edilmemesi nedeniyle icra harç masrafları, faiz ve temyiz harç ve masrafları yönünden rücu alacağından indirim yapılması doğru olmamıştır.

Yine, rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, mahkemece işlemiş faiz talebi yönünden davalının rücuya konu davada verilen karar tarihine kadar sorumlu tutulması da doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 113.406,76 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, ... dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.

... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.

Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... ... A.Ş'ne devredilerek 03.09.2010 tarihli hisse satış sözleşmesi yerine getirilmiştir.

Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu dönemde yapılmıştır.

Özelleştirme aşamasında 03.09.2010 tarihinde ... ... A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle ... ... A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.

Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.

Keza, 03.09.2010 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının soruml...undan söz edilmesi mümkün değildir.

Diğer taraftan 03.09.2010 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının soruml...unun olmadığını göstermektedir.

Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.

Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu dönemde yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 03.09.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilanço karşısında davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.

Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.

Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 03.09.2010 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, devirden önce gerçekleşen dava konusu ödemeden dolayı, 03.09.2010 sözleşmenin 9.3 ve 9.4 maddeleri gereğince davalının soruml...u bulunmadığından dava reddedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddiyle yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/6032, K. 2017/6011, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6032
Karar No
2017/6011
Tarih
2 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/6032 K.2017/10918
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/6033 K.2017/11514
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/6034 K.2017/11513
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/6035 K.2017/11313
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/6035 K.2017/11524
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/6036 K.2017/11637

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.