KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/6972 E., 2017/5776 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2017
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2014 gün ve 2011/449-2014/352 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/01/2016 gün ve 2015/2725-2016/905 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti'nin, diğer davalı ... A.Ş'den aldığı petrolü ...'da bulunan ...
Madencilik Şirketi'ne taşıması hususunda müvekkili şirket ile anlaşma sağladığını, bu anlaşma sonucunda müvekkili şirkete ait aracın 08.01.2008 tarihinde 13.865 lt malı yüklediğini ve yola çıktığını, taraflar arasında akaryakıt teslim formu düzenlendiğini, bu forma göre de malın ulusal marker seviyesinde olduğunun davalı ... tarafından taahhüt edildiğini, fakat araçtaki yakıtın ulusal marker seviyesine uygun olmadığı gerekesiyle tutanak tutulduğunu, bu tutanak sonucunda müvekkil şirket yetkilisi hakkında ceza davası açıldığını, aynı zamanda aracına ve yakıta el konulduğunu,
yüklenen malın yeterli oranda markersız olmasındaki kusurun davalı ...ten kaynaklandığını, müvekkili şirket yetkilisinin beraatine karar verildiğini, ancak nakliye taşımacılığında kullanılan aracın 4 aydan fazla süre bağlı kaldığını, müvekkili şirketin yetkilisi araç üzerindeki tedbiri kaldırmak için 25.000,00 TL teminat bedeli yatırdığını, bu bedeli de karar kesinleştiğinde alabildiğini, ulusal marker seviyesinin %100'e getirilmesinin mümkün olmadığının müvekkili firmaya sözlü olarak ... tarafından bildirildiğini, müvekkili firmanın ve yetkilisinin ticari hayatının bu olay nedeniyle zarara uğradığını,
gerek maddi gerekse de kaçakçılık suçuyla yargılanması sebebiyle manevi çöküntü içine girdiğini, müvekkili firmanın sadece taşıma işini yüklendiği bir maldan dolayı 32.118,41 TL malın bedelini 27.02.2008 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, nakliye aracının 4 aydan uzun süre mahkeme kararı ile bağlı kaldığını ve çalışmadığını, 25.000,00 TL teminatın yaklaşık 3 yıl mahkeme hesabında kaldığını ileri sürerek, 67.118,00 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/6972, K. 2017/5776, 26 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama