KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/7223 E., 2018/1368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
....
Taraflar arasında görülen davada .... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/02/2016 tarih ve 2015/381-2016/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi maksadı ile 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirmesi sureti ile kurulduğunu, bu kapsamda davacı ile davalı arasında 24/07/2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi akdedildiğini, özelleştirmeye ilişkin sürecin 29/05/2013 tarihinde tamamlandığını, faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada ...mevkinde bulunan tarlasına buğday eken davacının ... elektrik trafosundan kaynaklanan sebeplerden yanması üzerine zarar meydana geldiğini, bu zararın tazmini amacıyla ....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/125 esas 2004/174 karar sayılı ilamı ile 3.719,61 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay denetiminde onanarak geçip onaylandığını, ...
6. İcra Müdürlüğünün 2007/6017 sayılı dosyasında ilamın takibe konulduğunu ve davacı tarafından ödeme yapılarak icra dosyasının kapatıldığını, ayrıca davacının davanın temyiz ve karar düzeltme taleplerinin harç ve masrafları da sarf ettiğini, devir sözleşmesi uyarınca dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını bildirmiş, sözleşme öncesi döneme ait olan ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan 3.308,97 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı sureti ile gerçekleştirildiğini, devir sözleşmesi hükümleri uyarınca davalıdan talepte bulunulamayacağını, ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümleri kapsamında yapılan devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, geçmişe yönelik talepte bulunulamayacağını, dava konusu olayın mülkiyete ve dağıtım faaliyetlerine ilişkin olmadığını, oysa sözleşme hükümlerinin bu konudaki sorumluluğu düzenlediğini alacağın zamanaşamına uğradığını bildirmiş haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki devir sözleşmesi maddeleri kapsamında dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığı ve sözleşme öncesi dönemin sorumluluğunun davalıya bırakıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.308,97 TL dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
-/-
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
....
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/7223, K. 2018/1368, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama