İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/797 K.2016/9287

Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2015 tarih ve 2014/132-2015/472 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/10/2016 günü hazır bulunan…

Esas2016/797Karar2016/9287Tarih2 Aralık 2016Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/797 E., 2016/9287 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2015 tarih ve 2014/132-2015/472 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/10/2016 günü hazır bulunan davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında sigortalısı ...

Otelcilik A.Ş. olmak üzere 26/04/2013 başlangıç, 26/04/2014 bitiş tarihli 175.000 EURO sigorta primi bedelli ticari paket sigorta sözleşmesi imzalandığını, davalının sigorta primlerini 17.500 EURO'luk 10 eşit taksitte ödemeyi kabul ettiğini, poliçe uyarınca davalı şirket tarafından 35.000 EURO sigorta primi ödendiğini, davalının müvekkiline gönderdiği yazı ile poliçenin 12/07/2013 tarihi itibariyle feshedildiğini bildirdiğini, fesih yazısında sadece "yönetim kurulumuzun aldığı kararla" denmek suretiyle poliçenin haksız feshedildiğini,

müvekkilince bakiye primlerin ödenmesi istenince davalı tarafça gönderilen cevabi ihtarnamede poliçenin bir başka sigorta şirketi ile yeni bir sigorta sözleşmesi yapılmış olması nedeniyle iptal edildiğini bildirdiğini, 6102 sayılı TTK'nın 1434/f.1-3 maddesi gereğince ödenmeyen sigorta primlerinin davalı tarafça ödenmesi gerektiğini, sigorta sözleşmesinin fesih tarihine kadar yürürlükte kaldığı dönemde müvekkilince davalıya toplamda 9.964,40 TL sigorta tazminatı ödendiğini, TTK'nın 1431/f.3 maddesine göre sözleşmede belirtilen rizikonun gerçekleştiğini ve bu nedenle sigorta priminin tamamının muaccel hale geldiğini,

ödenmeyen sigorta prim bedeli nedeniyle davalı hakkında başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı mülk sahibi ... Otelcilik A.Ş'nin başka bir sigorta şirketi ile yeni bir sigorta poliçesi imzalaması nedeniyle dava konusu poliçenin iptal edildiğini, TTK'nın 1434 maddesi gereğince davacıya bakiye prim bedeli ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava konusu poliçeye dayalı olarak 11 adet hasar dosyası açıldığı, onbirinci hasarın meydana geldiği tarihin 05/07/2013 olduğu, söz konusu hasar bedeli ödenmeden önce sigorta poliçesinin 12/07/2013 tarihi itibariyle davalı tarafça feshedildiği anlaşıldığından gerçekleşen hasarların B.8/8.4. maddesi uyarınca kısmi hasar niteliğinde olduğu,

genel şartların anılan maddesi uyarınca kısmi hasarlarda tarafların poliçeyi fesih hakkını ancak tazminat ödemeden önce kullanabileceği, feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi gün üzerinden hesap edilip fazla alınan kısmın iade edilimesi gerektiği, dava konusu kısmi hasar 05/07/2013 tarihinde meydana gelmiş olup, tazminat ödemesi yapılmadan önce davalı tarafça 12/07/2013 tarihinde poliçenin feshedildiği, poliçenin 26/04/2013-12/07/2013 arasında 77 gün süre ile geçerli kaldığı, 77 gün için ödenmesi gereken sigorta priminin 36.917,85 EURO olduğu,

ödenen 35.000 EURO düşüldüğünde davalı tarafça ödenmesi gereken prim bedelinin 1.917,85 Euro olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 1.917,85 EURO asıl alacak üzerinden devamına, 1.038 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının grekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK 1428/2 maddesine göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 401,33 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02/12/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, sigorta sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle bakiye sigorta primlerinin tahsili istemine ilişkindir.

Kısmi zarar hallerinde tarafların sigorta sözleşmesini feshedebilecekleri, ancak sigortacının fesih hakkını, kısmi tazminat ödemesinden sonra kullanabileceği TTK m. 1428'de öngörülmüştür. Bunun yanında Türk Hukuku'nda TTK m. 1430/3 sigorta ettirene, sigortacının sorumluluğu başlamadan önce kararlaştırılmış primin yarısını ödeyerek sözleşmeden cayma hakkı tanımıştır. Ayrıca sigorta sözleşmesi sürekli borç doğuran sözleşmelerdendir. Bu durum karşısında, sürekli borç ilişkisi doğuran sigorta sözleşmesinin feshini değerlendirirken, öncelikle sigorta sözleşmesinin bu niteliği yanında yukarıda bahsedilen iki maddenin bir arada değerlendirilmesi ve sonuca varılması gerekir.

TTK m. 1428'in haklı (sebepli) feshi düzenlediği, çünkü feshin sebepsiz olması (haksız fesih) halinde, kural olarak fesih beyanının sürekli borç ilişkisini sona erdirmeyeceği tartışmasızdır. Böylece sigorta sözleşmesinin sürekli borç doğuran sözleşme niteliği ve TTK m. 1430/3 maddesi karşısında aynı Yasa'nın 1428/2 maddesinin sözleşmenin haksız feshinde uygulanmayacağı sonucuna varılmalıdır.

Bunun yanında yabancı hukuk sistemlerinde de TTK m. 1428/2'ye benzer madde var ise de, bu düzenleme sınırlı sigorta branşları için kabul edilmiş ve bunun yanında TTK m. 1430/2'ye benzer bir düzenlemede bu hukuk sistemlerinde bulunmamaktadır (Yar. Doç. Dr. Öztuna Birgül Sopacı, Yönetici Sorumluluk Sigortası, 2015 Bası, sayfa 402, 411).

Türk Hukuku'ndaki bu farklılık TTK m. 1428/3, 1430/2'nin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğunu karşımıza çıkarmakta ve TTK m. 1428'in ancak, sigorta sözleşmesinin sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme olması nedeniyle feshin haklı olması durumunda uygulanacağı, haksız fesih halinde uygulanamayacağının kabulünü gerektirmektedir.

Yine mahkemenin davanın reddine gerekçe yaptığı, TTK m. 1428/2'nin tekrarı niteliğindeki genel şart hükmü ancak, yukarıdaki açıklamalar karşısında, feshin haklı olması halinde uygulanabileceği, sigorta sözleşmesinin haksız feshinde uygulanma olanağı olmadığı görüşüne varılmıştır.

Bir an için feshin haklı olup olmadığı ayrımı yapmaksızın TTK m. 1428/2'nin uygulanacağını düşünsek bile, TTK m. 1428/2'deki hakkın ancak makul sürede ve ilk kısmi hasardan sonra kullanılması gerekir. Çünkü, sözleşmenin tarafları, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ilişkisini ve menfaatlerini daha gerçekçi olarak gözden geçirme imkanı elde ederler. Bunun sonucu olarak taraflara aynı sigorta branşında, birden fazla kısmi hasar meydana geldikten sonrada fesih olanağı tanımak, maddenin ve sigorta hukukunun ruhu ile bağdaşmaz.

Aynı poliçe içinde bir çok sigorta branşına teminat verilmesi halinde, kısmi hasar gerçekleştiği sigorta dalı veya dalları bakımından ancak TTK m. 1428/2 uygulanabilir. Hasar gerçekleşmeyen sigorta dalının feshi ise mümkün değildir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; öncelikle davalının kısmi bir veya birçok hasar meydana gelen sigorta dalları bakımındanda keyfi, sebepsiz fesih hakkını kullandığı göz önüne alındığında; fesih hakkının haklı sebep olmaksızın kullanıldığı ki bu şekildeki fesih beyanının borç ilişkisini sona erdirmeyeceği, diğer yönüylede feshin makul sürede kullanılmaması veya birden çok kısmi hasardan sonra kullanılmasının kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca kısmi hasarın meydana gelmediği sigorta dalları bakımından haksız veya sebepsiz feshin sonuç doğurmayacağı düşünülmeden kararı onayan çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/797, K. 2016/9287, 2 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/797
Karar No
2016/9287
Tarih
2 Aralık 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/798 K.2016/8605
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/802 K.2016/1719
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/803 K.2016/7623
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/803 K.2016/646
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/804 K.2016/7624
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/805 K.2016/7622

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.