KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/8355 E., 2017/5960 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2017
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/01/2016 tarih ve 2012/941-2016/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ...
Şirketinde 21/03/2012 tarihinde 30/10/2012 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin ziraat mühendisi olduğunu, davalı şirketin ise seracılık işleri yaptığını, Ziraat Mühendisleri Odasının tespit ettiğine göre müvekkilinin aylık 2.600 TL maaş aldığını, müvekkilinin işlem yapmak üzere bir gün davalı bankaya gittiğinde bilgisi dışında ikinci bir hesap açılıp kullandırıldığını öğrenmesi üzerine davalı bankadan kayıtları talep ettiğini, ancak istemiş olduğu kayıtların kendisine verilmediğini, kendi adına açılan hesabın davalı şirket tarafından kullandırıldığını, patrona bu durumu söylediğinde aynı gün işine son verildiğini,
müvekkilinden habersiz sır saklama yasağını çiğneyen kişilik haklarına birebir saldırı olan bu hesabı kötü niyetli olarak kullanan davalı banka ile davalı şirketin sorumluluklarının bulunduğunu iddia ederek 30.000 TL manevi tazminat ile 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket vekili duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ücret alacağı ve diğer işçilik alacaklarını iş mahkemesinde açtığı davayla istediği, iş mahkemesinde davacı talepleri hakkında karar verilmiş olduğu, bu kararda davacı lehine ihbar tazminatına da hükmedildiği, davacının işsiz kalmasıyla ilgili haklarının iş mahkemesinde açmış olduğu davayla karara bağlandığı, bundan başka davacının maddi zarara uğradığına ilişkin dosyaya sunulan bir belge ve delilin bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise davacının bilgisi ve istemi dışında açılan hesabın nedenini sorması üzerine işine son verildiği ve işsiz kaldığı, olayların hiç bir aşamasında davacının kusurundan bahsedilemeyeceği, davalı şirketin kendi inisiyatifini kullanıp davacı adına hesap açması ve bu hesabın varlığının sorulması üzerine davacının işten atılması olayının gerçekleşmesi nedeni ile davacının manevi zarara uğradığı, davalı bankanın da davalının bilgisi ve isteği dışında adına hesap açması nedeniyle davalı ...
Şirketiyle birlikte sorumlu olduğunun
kabul edilmesi gerektiği, buna göre olayın özelliği, tarafların kusur oranı, sıfatları, işgal ettikleri makam ve araştırılan sosyo ekonomik durumları nazara alınarak takdiren davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının iş akdinin, davalı işveren tarafından feshedilmesi sonucu davacının uğramış olduğu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. ... sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi görevlidir.
Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır.
Her ne kadar davalı banka yönünden görevli mahkeme iş mahkemesi değil ise de, delillerin birlikte değerlendirilmesinde her iki tarafın yararı olmakla, davanın birlikte iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu işbu davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8355, K. 2017/5960, 1 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama