KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/8483 E., 2017/3821 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2017
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/03/2016 tarih ve 2016/5-2016/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; ... ... Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 25.01.2010 tarih ve 3 O 425/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; savunma hakkının ihlali nedeniyle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; yabancı mahkeme kararının ve karara dayanak dava dilekçesinin, davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu, ayrıca kararın kamu düzenine aykırılık oluşturmadığı, bu nedenle davaya dayanak kararların tenfizi kabil olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, davalı vekili vermiş olduğu temyiz dilekçesi ekinde “İbraname” başlıklı belge ibraz ederek tarafların anlaştıklarını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, tüm haklarından feragat ettiğini beyan etmiştir. HMK'nın 310 ve 314. maddelerine göre feragat, kabul ve sulh hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden mahkemece, davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen “İbraname" başlıklı belge değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8483, K. 2017/3821, 19 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama