KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/8975 E., 2018/3015 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.01.2015 gün ve 2014/83-2015/7 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.04.2016 gün ve 2015/8754-2016/4391 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin .... ana markası ve bu marka altındaki seri markaları ile faaliyet gösterdiğini, davalının marka başvurusuna ... nezdindeki itirazlarına dayanak gösterdikleri .... ibaresini içeren müvekkili markalarının da çekişmesiz ve aralıksız olarak ürün ambalaj ve tanıtımlarında yoğun bir şekilde kullanılmakta olduğunu, hal böyle iken;
davalı adına .... sınıf emtialarla ilgili 2011/66499 başvuru nolu ... ibareli marka tescil başvurusuna ... nezdinde yapmış oldukları itirazların reddedildiğini, müvekkili markaları ile davalının başvuru yaptığı markanın aynı olduğunu, başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca reddi gerektiğini, müvekkilinin ... markası tanınmış marka olduğu gibi, itiraza gerekçe gösterdikleri ... seri markalarının da tüketici nezdinde bilinirliğe ve ayırt ediciliğe sahip olduğunu, davalı markası farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa dahi 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun reddi gerektiğini,
müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç sağlamak amacıyla yapıldığından davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/... maddesi uyarınca da reddi gerektiğini, 556 sayılı KHK’nın 9. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali bulunduğundan davalı başvurusunun tescil edilemeyeceğini, tüketicilerin markaları ilişkilendirebileceğini ileri sürerek ... ...’nın ... ibaresinin marka olarak tescil işlemlerine devam edilmesine yönelik kararının iptaline,
2011/6699 başvuru nolu ... ibaresinin tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 20/04/2016 tarihli ilamı ile onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8975, K. 2018/3015, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama