İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/9678 K.2016/9439

Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2011 tarih ve 2009/307-2011/322 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline…

Esas2016/9678Karar2016/9439Tarih8 Aralık 2016Okuma5 dk · 1.060 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2016/9678 E., 2016/9439 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2016
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.060 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2011 tarih ve 2009/307-2011/322 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 06/12/2016 günü hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili nezdinde “işyerim paket sigortası poliçesi” ile sigorta kapsamına alınan dava dışı ... Metal Sanayi A.Ş’nin kiracı olarak bulunduğu iş hanının giriş katında bulunan elektrik panosunda çıkan yangın sonucu sigortalı işyerinin islenmek suretiyle hasara uğradığını, yangın raporu ve ekspertiz raporunda yangının elektrik panosundan kaynaklandığının bildirildiğini, davalı bina maliklerinin BK’nın 58. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek, 20.279.25 TL’nin rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, yangının çıkmasında müvekkillerinin ihmali bulunmadığını, arıza nedeniyle elektrik kontağından çıktığını, müvekkillerinin teknik arızayı bilmek durumunda olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK’nın 58. maddesi uyarınca bina maliki olan davalıların sorumlu tutulabilmeleri için zararın yapı noksanından ya da bakımsızlıktan meydana gelmesi gerektiği, olay anında mevcut olan elektrik tesisatının eski ya da problem içeren bir yapıda olduğu veya davalılarca bakımsız bırakıldığı konusunda delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mülga 1086 sayılı HUMK yürürlükte bulunduğu sırada açılmış, yargılama sırasında 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı Kanunun 184 ve devamı maddeleri uyarınca, yargıç, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.

Taraflar, tahkikatın tamamı hakkında açıklamada bulunduktan sonra, yargıç yeniden araştırma yapılmasını gerektiren bir husus kalmadığı sonucuna varırsa, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Anılan Kanunun 186. maddesi hükmüne göre, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.

Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Ancak, taraflar duruşmada hazırsa bu bildirim sözlü olarak yapılır, tutanağa geçirilir ve taraflara imzalatılır. Sözlü yargılama aşamasında taraflara son sözleri sorularak hüküm tefhim edilir. Sözlü yargılama safhasında taraflar, kanıt sunmadan, kendisi ve karşı tarafın iddia ve savunmaları ile kanıtlarıyla ilgili hukuki değerlendirme yaparak neden haklı olduklarını açıklama hakkı elde ederler, yargıç da gerektiğinde salt hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere taraflara soru sorma ve tereddütlü noktaları son kez açıklığa kavuşturma imkanına sahip olur.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 03.11.2011 tarihli celsede gelen ek bilirkişi raporu okunup bir örneği taraf vekillerine verildikten sonra davacı vekili ek raporu inceleyip beyanda bulunmak istemesine rağmen mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca davacı vekiline raporu inceleyip beyanda bulunması ve sözlü yargılama için gün tayin edilmeden, taraflara süre verilmeden doğrudan davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, HMK'nın 184 ve devamı maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia, savunma ve hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Kabule göre de mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de 818 sayılı BK’nun 58. maddesi uyarınca “Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur”. Bu sorumluluk kusur sorumluluğu olmayıp kanundan kaynaklanan özel bir kusursuz sorumluluktur.

Bina veya imal olunan şeyin sahibi zararın mücbir sebepten, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamadığı sürece yapım ve bakım eksikliğine bağlı olarak meydana gelen hasardan sorumludur.

Somut uyuşmazlıkta da yangının elektrik panosundan meydana gelen kısa devre sonucu çıktığı sabit olup bu durum davalıların da kabulünde olduğuna göre BK'nın 58. maddesi hükmü yanlış değerlendirilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2016tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(M)

KARŞI OY

6100 sayılı HMK'nın Geçici 3/2. maddesi delaletiyle temyiz incelemesinde uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nın 5236 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 428/2. maddesi "Usulü muhakemeye muhalefetten dolayı bir hükmün nakzolunabilmesi mahkemeye ait vezaifte usulü muhakemenin ihlal olunmasına ve işbu kusur ve hatanın lahik olan hükmü tağyir edecek derecede bulunmasına veya müddei, yahut müddeaaleyh tarafından usulü muhakemenin tağyir ve ihlal olunduğunu ispat edecek derecede itiraz olunup da mahkemede tetkik edilmemiş olmasına mütevakkıftır." hükmünü içermektedir.

Şu durumda, madde hükmünün, temyiz incelemesinin hangi sıra ve çerçevede yapılması gerektiğine ilişkin olduğuna da işaret ettiği gibi temyiz incelemesi sonucunda, maddede işaret olunan usuli yanlışlıklarının dışında kalan hallerde, tek başına bozma kararı verilemeyeceğine işaret ettiğinin kabulü gerekir.

Bu nedenle, yerel mahkemece sözlü yargılama için duruşma günü belirlenip taraf vekillerine tebliğ edilmemiş olması, 6100 sayılı HMK'nın 184 ve 186. maddesindeki usul hükmünün ihlali niteliğinde ise de, yukarda anılan kanun hükmü doğrultusunda, tek başına bozma sebebi olarak kabul edilemez. Dairemiz çoğunluğunun (1) numaralı bozma kararı bu niteliktedir.

Öte yandan, konuyla ilgili HGK'nın 15.3.1995 tarih ve 1994/7-804, 1995/167 sayılı kararında ve buna benzer pek çok Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında vurgulandığı üzere, kabule göre bozma, işin esası ile ilgili olmayıp mahkemenin kabulüne göndermede bulunan ve fakat bu kabule varılması için izlenen yolun dahi yerinde olmadığına ilişen nitelikte bir eleştiri ve tavsiye niteliğindedir.

Bu yaklaşım çerçevesinde "kabule göre bozma" teknik anlamda bir bozma kararı niteliğinde olmayıp mahkemece bozmaya uyulması halinde usuli kazanılmış hak da doğurmaz. Esasen kabule göre bozma yapılabilmesi, yukarıda açıklanan yasa hükmü de nazara alındığında, Yargıtayın öncelikle işin esasına yönelik bir kararının bulunmasını icap ettirmektedir.

Dairemiz çoğunluğunun (2) numaralı bozma kararı, aslında öncelikle incelenmesi gerekli işin esası ile ilgili bir karar mahiyetinde görünmekte ise de, kabule göre denilmek suretiyle teknik anlamda bir bozma kararı olmaktan çıkarılmış, kanımca bu durum, Daire kararının, sadece usuli nedenlerle bozmaya ilişmesi gibi bir paradoksal hale de yol açarak HUMK 428/2. maddesinin de ihlaline neden olmuştur.

Hal böyle olmakla, yapılan temyiz incelemesi sonucunda -tarafımca da paylaşıldığı üzere- yerel mahkeme kararının esas yönünden hukuka uygun olmadığı saptandığına göre, usuli nitelikteki yargılama hatalarının da, mahkemenin kabulüne göre bozma kararında vurgulanarak eleştirilmesi ile yetinilmesi ve bu suretle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, yukarda yazılı şekilde bozma kararı verilmesinin yerinde olmadığı kanısındayım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/9678, K. 2016/9439, 8 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M)
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9678
Karar No
2016/9439
Tarih
8 Aralık 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/9678 K.2016/11442
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/9678 K.2016/10073
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/9678 K.2016/8213
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/9679 K.2016/11443
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/9680 K.2016/11437
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/9680 K.2016/8813

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.