KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/1048 E., 2018/2377 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2018
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... 1. Asliye TicaretMahkemesi’nce verilen 03/02/2016 tarih ve 2014/2220-2016/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ...'e .... marka araç sattığını, ...'in satış bedelinin bir kısmını peşinat, bir kısmınıda kredi olarak ödeme yapacak iken peşinatı ödemediği gibi bankaya da kredi geri ödemesi yapmadığından hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davalı bankanın anlaştığını ve araç üzerindeki rehin hakkının 28.500 TL bedel karşılığında müvekkil firmaya temlik edildiğini, müvekkili tarafından başlatılan icra takibinde aracın satış işlemleri yapılacağı sırada rehnin banka tarafından kaldırıldığının öğrenildiğini ileri sürerek ödenen temlik bedelinin ödendiği tarihten başlamak üzere ticari avans faizi ve masrafları ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının araç satış sözleşmesini feshetmediğini, aracı ...'e teslim etmediğini, ancak 50.000 TL kredinin kendisine ödenmiş olduğunu, rehnin sehven kaldırıldığını ancak işlemin düzeltilmesi için çaba sarfettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın satışa konu araç üzerindeki rehin hakkını 28.500 TL bedelkarşılığında davacıya temlik ettiği, ancak sehven araç üzerindeki rehnin kaldırıldığı, bu işlemden dolayı davalı sorumlu olup davacıya temlik bedelini ödemesi gerektiği, davacının icra nedeniyle yaptığı masraflar hakkında usulüne uygun açılmış bir davanın bulunduğunun kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.500.00 TL temlik bedelinin 10/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak açılmış bir dava bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1048, K. 2018/2377, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama