KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/1083 E., 2019/240 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2019
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2016 tarih ve 2014/1014-2016/77 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08/01/2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince davalı kurumun özelleştirme kapsamı çerçevesinde yürütmüş olduğu elektrik dağıtım ve perakende satış işinin 29/05/2013 tarihinde tamamlandığını, faaliyetlerin davalı ... tarafından yürütüldüğü sırada 31/07/2001 tarihinde ...'ın elektrik akıma kapılarak ölmesi sonucunda mirasçıları tarafından davalı aleyhine açılan davanın daha sonra müvekkili tarafından takip edildiğini, ...
1. İdare Mahkemesi'nde açılan davanın kabul edilip, kararının Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilince 24/08/2007 tarihinde 28.237,57 TL ödeme yapılarak icra dosyasının kapatıldığını, 182,90 TL temyiz harç giderinin müvekkilince karşılandığını ileri sürerek, ... 7.4. maddesi gereğince 28.420,47 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımından ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının rücu davasının kabulü halinde davalının mükerrer ödeme yapmış sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacı şirketin, sermayesinin tamamı ...'a ait olmak üzere 01.03.2005 tarihi itibariyle ...'tan ayrı tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başladığı, daha sonra davacı şirket ile ... arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığı, 29.05.2013 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile davacı şirketin ...’a ait olan hisselerinin tamamının ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye devredildiği, ancak Hisse Devir Sözleşmesinin 8.6. ve 9.4. maddelerinde 24.07.2006 tarihli ...’nin hükümlerinin saklı
tutulduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten, taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli ... ile elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve ... uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı davacı şirkete devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. ...’nin 7.4. maddesinde, dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu,
... tarafından yürütülmüş bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. 7.6 maddesinde de benzer nitelikte hüküm bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, rücu talebine konu haksız fiil niteliğindeki olayın ...’nin imzalanmasından önce yani dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana geldiği, bu olay nedeniyle üçüncü kişi tarafından açılan davaya istinaden davacının icra dosyasına 24.08.2007 tarihinde ödeme yaptığı, davalının ...’nin 7.4 maddesi gereğince icra dosyasına yapılan ödemeden ve davacı tarafından ödenen temyiz harç ve masraflarından sorumlu olduğu,
ayrıca davacının 01.03.2005 tarihinden itibaren ...’tan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu ve Hisse Devir Sözleşmesinde ... hükümlerinin saklı tutulduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1083, K. 2019/240, 10 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama