İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/1395 K.2018/6945

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2016 tarih ve 2015/286 E. -2016/315 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye…

Esas2017/1395Karar2018/6945Tarih12 Kasım 2018Okuma6 dk · 1.252 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/1395 E., 2018/6945 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.252 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2016 tarih ve 2015/286 E. -2016/315 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/01/2017 tarih ve 2017/43-2017/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının 2014/22512 sayılı “... ” ibareli 29, 30 ve 35. sınıflar için marka başvurusu yaptığını, bu başvuruya davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın ... tarafından kısmen kabul edilerek bir kısım mal ve hizmetler yönünden başvurunun reddine karar verildiği, ... kararının hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, iltibasın oluşmadığını, davacının davalıdan daha önceden beri bu ibareyi kullandığını, ticaret unvanının bu ibareden oluştuğunu iddia ederek ... kararının iptali ile marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, ... kararının hukuka uygun olduğunu, markalar arasında iltibas oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın 2014/22512 sayılı "... " ibareli marka başvurusu ile davalı tarafın 174806, 119006 ve 94788 sayılı “... ", "... " ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğu, markaların görsel, işitsel ve anlamsal açılardan benzer oldukları, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğu, davacının ticaret unvanına dayalı üstün hakkından bahsedilemeyeceği, buna ilişkin ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/92 E.2012/267 K. sayılı ilamı ile de anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece davacının 2014/22512 sayılı ‘... ’ ibareli marka başvurusu ile davalının itiraza mesnet 174806,119006 ve 94788 sayılı ve ‘... ’ ve ‘... ’ ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b. maddesi anlamında iltibas oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, davacının marka başvurusunda yer alan ibarenin asıl unsurunun ‘...’ ibaresi olduğu, davalının mesnet markalarındaki asıl unsurun ‘...’ ve ‘...’ ibareleri olduğu, Dairemizin emsal 2012/13203 Esas, 2013/10499 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere markalar arasında ortalama tüketici bazında iltibas yaratacak derecede benzerlik olmadığı ve 556 sayılı KHK’nın 8/1-b. maddesi anlamında iltibas oluşmadığı gözetilmeksizin mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK 373/1 maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğininin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/11/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

1- Dava, marka başvurusunun reddine dair ... ... kararının iptali istemine ilişkindir.

2- Somut olayda, davacı 29. sınıf mallar ile 35.sınıf hizmetler yönünden 2014/22512 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunda bulunmuş, davalı tarafın itirazı üzerine başvuru ... tarafından, davalı muterize ait “... ” ve “... ” unsurlu markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, tescil kapsamlarında bulunan ortak malların başvurudan çıkartılmasına karar verilmiş, Mahkemece ... kararının yerinde olduğu,

davacının önceki 2009/9607 sayılı marka başvurusunun “...”, şimdiki başvurusun ise “... ” olması nedeniyle bu markalar arasında benzerlik olmadığına ilişkin mahkeme kararlarının bu nedenle emsal alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ... tarafından da İLAVE GEREKÇEYLE, “davacının yeni başvurusuyla, önceki marka başvurusundan farklı olarak, davalının “... ” marka unsurlu markalarına yanaşma ve haksız yarar sağlama gayretine girdiği,

bu eylemin davalının markalarının ayırt edici karakterini erozyona uğratacağı, markanın yatırım ve reklam işlevleri ile iletişim işlevlerini olumsuz etkileyeceği” davacının önceye dayalı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3- Daire çoğunluğu tarafından, davacı adına daha önceden tescilli 2009/9607 sayılı ve “...” unsurlu başvuruyla ilgili olarak 2012/13203 - 2013/10499 sayılı; “...” ve “...” ibareleri arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına ilişkin bozma ilamının varlığı nedeniyle, bu dosya başvurusuna konu “... ” ibaresi ile “...

...” ibareleri arasında da benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

4- Herşeyden önce, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde bulunmayan ve ilk defa ... tarafından kullanılan “davacı başvurusunun yanaşma ve haksız yarar sağlama amacıyla yapıldığı, davalının önceki tarihli markalarının reklam, yatırım ve iletişim işlevlerinin zarar göreceği” ilave gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedilmesi nedeniyle HMK 353/l-b-2. bent hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden bu ilave gerekçeyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, HMK 353/1 - b-1. bent hükmü uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usuli bir hata niteliğinde olmuştur. Ancak, söz konusu usuli hatanın, kanaatimce HMK 371/1-ç bendindeki “karara etki eden yargılama hatası” niteliğinde olmaması nedeniyle, bozma sebebi yapılmaması gerekir.

5- Bununla birlikte söz konusu husus bozma sebebi yapılacak ise, bu karara karşı uyma veya direnme hakkı da, HMK 373/2 maddesi uyarınca ...’a ait olmalıdır. Daire çoğunluğunca, ... kararının 353/1-b-l kapsamında, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin esastan reddi olarak görülmesi ve ilk derece mahkemesi kararının bozularak, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere ...’a gönderilmesine karar verilmesini doğru bulmuyorum. Karar ister usulden, isterse esastan bozulsun, ilave ve yeni gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararı devreden çıkmakla, her halükarda kararın, HMK 353/1 -b-2 mahiyetinde görülerek, ...’ın kararının bozulmasına karar verilmesi gerekir.

6- Öte yandan, ...’ın istinaf isteminin reddine dair karar gerekçesinin de son derece yerinde olduğu ve kararın onanması gerektiği kanaatindeyim. Dairemizin artık kökleşmiş hale gelen ve 15.03.2017 tarih ve 2015/12968 - 2017/1541 sayılı kararında zikredilen “ ...

Farklı kişiler adına sicile tescilli mükerrer markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun müktesep hak ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için; daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkartılmamış olması ve önceki markasının asli unsuru muhafaza edilerek marka sahibi ile bağlantısı ve tüketici nezdinde bıraktığı izlenim korunmak suretiyle seri marka yaratmak amacı taşıması,

öte yandan da diğer işletme adına tescilli mükerrer markaya yakınlaştırma, benzeştirme vb. şekillerde karıştırılma tehlikesini yol açılmaması ve bu yolla haksız yararlanma sonucunu doğurmaması gereklidir ...O halde, dava konusu başvurunun davalının önceki tescilli markasındaki asli unsurları taşımasına rağmen, anılan unsurlara ek olarak gerçekleştirilen renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağının kabulü gerekirken,

yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir'’' şeklindeki içtihadında, keza Dairemizin önceki tarihli 19/09/2008 tarih 7547/10251, 14.11.2008 tarih 11505/1283 sayılı içtihatlarına da açıklandığı üzere, önceki markanın sağladığı müktesep haktan istifade edebilmek için, sonraki markaya yapılan ilave unsurlarla, bir başka kişi adına tescilli markalara yanaşma gayretine girişilmemesi gerekir.

Aksi halde başkasının müktesep hakkı ihlal edilmiş olur.

7- Somut olayda da, davacı şirketin bir şekilde tescil edilen “..." ibareli markasının varlığına rağmen, bu defa davalı şirketin 1996 yılından bu yana tescilli ve sektöründe oldukça tanınmış olan “... ...” unsurlu markasına yanaşacak şekilde “ ...” markasını tescil ettirme çabası, davalının markasına açık bir yanaşma ve o markanın sahibine sağladığı müktesep hakları yok etme ve markanın işlevlerine yüksek zarar verme sonucu doğuracak bir girişim olarak karşımıza çıkmaktadır. Dosyaya yansıyan bilgilerden, davacı şirketin 1990-2007 yılları arasında, davalı şirketin ... bayiliğini yaptığı, ancak bayilik ilişkisinden sonra da “..." ibaresini unvansal ve markasal olarak kullanması nedeniyle

taraflar arasında hukuk ve ceza mahkemelerinde bir çok davanın görüldüğü, ... 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/92-2012/267 sayılı kararından, davacının asıl amacının ticaret unvanında da kullandığı “... " ibaresini markasal olarak kullanmak olduğu ve söz konusu kullanım sebebiyle, marka hakkına tecavüz eylemi nedeniyle men ve tazminat kararlarına mahkum olduğu, keza ... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli kararıyla da ceza kovuşturması nedeniyle davacı tarafın mahkumiyetine karar verildiği dikkate alındığında, yanaşma gayreti somut bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda anılan nedenlerle, ... kararının hüküm fıkrasında, sonuca etkili olmayan usuli hatanın da bozma sebebi sayılmayarak, ... kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Daire heyeti çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1395, K. 2018/6945, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1395
Karar No
2018/6945
Tarih
12 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2017/1396 K.2018/4548
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/1396 K.2018/6806
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/1397 K.2018/10388
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/1398 K.2018/6775
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/1399 K.2018/7006
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2017/1399 K.2018/4446

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.