KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/1492 E., 2018/7757 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2018
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.07.2015 gün ve 2012/67-2015/2469 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.01.2017 gün ve 2016/1644-2017/413 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesinden sonra müvekkili tarafından değişik tarihlerde kredi kartı ile ödemeler yapılarak borcun ödendiğini, bu ödemelerin müvekkili şirket yetkilisine ve eşine ait kredi kartları ile bizzat davalıya ait post cihazından yapıldığını, müvekkilinin borcun tamamı kapandığı için icra dosyasını takip gereği duymadığını, ancak yapılan ödemelerden sonra alacaklının almış olduğu paraları icra dosyasına bildirmediğini,
üstelik müvekkili şirket merkezine gelerek icra baskısı altında müvekkili şirket yetkilisinden taahhüt aldığını ileri sürerek müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1492, K. 2018/7757, 10 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama