KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/2371 E., 2019/925 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02/07/2015 gün ve 2014/529 - 2015/537 sayılı kararı onayan Daire'nin 07/03/2017 gün ve 2015/13404 - 2017/1319 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka müşterisi olan davalı tarafından internet şubesi kullanmak suretiyle hesaplarından yapılan para aktarımlarının iadesi için aleylerine icra takibi başlattığını, ödeme emrine süresi içerisinde itirazda bulunamadıkları için takibin kesinleştiğini, takibin somut bir dayanağı bulunmayıp, müvekkilinin işlemlerinden değil davalı ve .... kişilerin eylem ve işlemlerine konu olduğunu, yapılan işlemlerin müvekkili dışında gerçekleşen internet dolandırıcılığı ile ilgili olduğundan müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra baskısı altında yapmak zorunda kalabilecekleri ödemenin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2371, K. 2019/925, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama