KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/2469 E., 2019/1010 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20/05/2015 gün ve 2014/288 - 2015/183 sayılı kararı onayan Daire'nin 06/03/2017 gün ve 2015/13596 - 2017/1282 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun zamandan buyana markasal olarak kullanıp ayırt edicilik kazandırdığı "... İNTERNET" ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından ayırt edici olmadığı, vasıf bildirdiği, ticaret alanında herkesin kullanımına açık bulunduğu gerekçeleriyle 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a ve c bendi hükümleri uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılması istemiyle yapılan itirazın ... tarafından kabul edilmediğini, başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, marka olabilme vasfını taşıdığını, ticaret sırasında herkesin kullanımına açık bulunmadığını, benzer ibareleri içeren markaların tescil edildiğini ileri sürerek ... kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2469, K. 2019/1010, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama